Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/11576 E. 2016/6347 K. 11.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11576
KARAR NO : 2016/6347
KARAR TARİHİ : 11.04.2016

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar ve feri müdahil vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı ‘nin alt işvereni davalı işyerinde 12.01.2005-03.03.2005 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile ” 12.01.2005 – 18.02.2005 tarihleri arası dönem yönünden hak düşürücü süre sebebi ile davanın reddine; 19.02.2005 – 03.03.2005 tarihleri arası dönem yönünden davanın kabulü ile, davacının davalı asıl işveren diğer davalının alt işveren olduğu işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
506 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler “İşveren” olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir.
Somut olayda, davacının icil numaralı davalı işyerinden tarihleri arasında 2 gün hizmetinin bildirildiği, beyanına başvurulan tanıkların davacının davalı işçisi olarak davalı işlettiği işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını ifade ettiği anlaşılmış olup davalı ile davalı şirketi arasındaki alt-üst işverenlik ilişkisinin açık ve net bir şekilde ortaya koyulamadığının anlaşılması ve davacının işe giriş bildirgesini veren, bir kısım hizmetini bildiren işverenin davalı olması karşısında, davacının çalışmasının gerçek işveren olan davalı işyerinde geçtiğinin kabulü ile bu

işveren hakkında hüküm kurulması gerektiği halde davalı nin de sorumlu tutularak aleyhinekarar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine
11.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.