Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/11946 E. 2016/10078 K. 16.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11946
KARAR NO : 2016/10078
KARAR TARİHİ : 16.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak maluliyetininin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının tarım ilacından zehirlendiği gerekçesiyle maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda mahkemenin dava konusu otalebi nitelendirmesinin duruma uygun olup olmadığı ile maluliyet aylığı şartlarına ilişkin mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanunun 25/1. maddesine göre çalışma gücünün en az % 60’ını kaybeden kişinin malul sayılacağı, 26. maddeye göre de; 25. maddeye göre malul sayılıp ve 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş olması ve Kurumdan yazılı istekte bulunulması halinde malullük aylığı bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan maluliyet halinin tespiti ve izlenecek yol da 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının … Maluliyet Dairesinin Raporunda maluliyet oranının %0 olarak belirlendiği, birkaç kere işyerinde zirai ilaçlama yaparken zehirlendiği, 6/11/2012 tarih 2012/6060 E, 85/8924 K sayılı … Yüksek Sağlık Kurulu Raporunda da maluliyet gerekmediğinin rapor edildiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin 05/04/2013 tarih ve 3778 karar nolu rapor ile işyerinde gerçekleşen zehirlenme ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunmadığının bildirildiği ancak maluliyetle ilgili herhangi bir belirleme yapılmadığı, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 04/12/2014 tarih ve 2503 karar nolu rapor ile işyerinde gerçekleşen zehirlenme ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunmadığının ve maluliyet tayinine yer olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı uzun vadeli sigorta kollarından maluliyet aylığı alabilmek için maluliyet oranının tespitini istemektedir, davacının talebi olan maluliyet aylığının tespiti için iş kazası ile illiyet bağı gerekmez, buna göre davacının maluliyet oranının belirlenmeden ve aylık şartları değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davacının maluliyet oranının ve başlangıç tarihinin belirlenmesi için önce Yüksek Sağlık Kurulundan rapor almak, itirazı halinde Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden rapor almak, iki rapor arasında çelişki olması halinde çelişkinin giderilmesi için giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak, davacının sigortalı sicil dosyasını getirterek maluliyet aylığı şartlarını değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
16.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.