YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12191
KARAR NO : 2016/8355
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.1.1997-13.10.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 01/01/1997 – 13/10/2008 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul – kısmen reddine, davacının davalı iş verenlikte 15/01/1997 – 21/08/1998 ve 01/06/2000-13/10/2008 tarihleri arasında sigortaya bildirilmeyen gün sayısının 1275,90 TL, pirime esas kazanç karşılığım 208 pirim günü olduğunun tespitine,sigorta kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 31/05/2000 varide tarihli işe giriş bildirgesi ile davacının 01/06/2000 tarihinde ünvanlı ve sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığının ve 17/01/2001 varide tarihli işe giriş bildirgesi ile davacının 17/01/2001 tarihinde i ünvanlı ve sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığının Kuruma bildirildiği, davacının 15/01/1997-31/07/1998 tarihleri arasında sicil numaralı işyerinden, 01/06/2000-31/12/2000 tarihleri arasında sicil numaralı işyerinden, 01/01/2001-31/10/2008 tarihleri arasında sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, Kurum kayıtlarına göre sicil numaralı işyerinin ünvanının . olduğu ve sicil numaralı işyerinin ünvanının olduğu, her iki işyerinin adresinin aynı olduğu, dönem bordrolarının getirtildiği, davalı işveren tarafından dava konusu döneme ait ücret bordroları ve temyiz dilekçesinin ekinde yine bir kısım bordrolar ile poliklinik kayıtları, vizite kayıtları ve işgöremezlik belgeleri sunulduğu, tanık beyanlarının alındığı ve davacının 21/08/1998-21/02/2000 tarihleri arasında askerlik görevini yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mahkeme tarafından, tanık beyanları dayanak alınarak davacının dava konusu dönemde ayda 30 gün kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş ise de dosyada bulunan imzalı ücret bordrolarına göre ve temyiz dilekçesinin ekinde sunulan imzalı ücret bordroları ile poliklinik kayıtları, vizite kayıtları ve işgöremezlik belgelerine göre yapılan tespitin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının işyerindeki çalışmaları ücret bordroları ile poliklinik kayıtları, vizite kayıtları ve işgöremezlik belgelerine dayanılarak Kuruma bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Söz konusu belgeler davacı çalışmalarının işyerinde otuz günün altında geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Yapılacak iş; işe giriş bildirgeleri ve Kurum kayıtlarında adı geçen isimli şirketlerin ticaret sicil kayıtlarını getirtip söz konusu şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığını belirlemek, şirketler arasında işyeri devrinin olup olmadığını Kurumdan sormak, davalı işveren tarafından sunulan imzalı ücret bordroları, polikilinik ve vizite kayıtları ile iş göremezlik belgelerine göre davacının bildirimlerinin Kuruma doğru olarak yapılıp yapılmadığını değerlendirmek, söz konusu belgelere dayanılarak yapılan bildirimler yönünden daha fazlasına ilişkin tespit yapılamayacağını göz önünde bulundurarak bordro ve belge bulunmayan dönem yönünden toplanan delillerin sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya ve davalılardan G.. A..’ne iadesine
12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.