Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/12472 E. 2016/7441 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12472
KARAR NO : 2016/7441
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Ş.. A.. ve A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı gerektirici sebeplere ve tarafların temyizinin kapsamına göre davalı A.Ş. vekilinin tüm, davalı A.Ş. vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, 08.11.2008 tarihli iş kazasında yaralanarak %72 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Yargılama sırasında davacı vekili 02.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarını artırırken ayrıca dava dilekçesinde yer almayan 60.000,00-TL tutarlı manevi tazminatın da tahsili isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalılar .A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; 42.977,83-TL net maddi, 25.000,00-TL de manevi tazminatının (8.11.2008) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
H.M.K.’nın 176. ve devam maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Öte yandan harca tabi olan davalarda her dava açılırken davalıdan başvurma harcı ile nispi harca tabi davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır. Gerekli harçlar alındıktan sonra dava dilekçesi esas defterine kaydedilir ve dava, dava dilekçesinin esas defterine kayıt edildiği tarihte açılmış sayılır. Islah dilekçesinin nispi harç ve başvuru harcı yatırılarak mahkemeye verilmesi halinde artık bu dilekçenin ıslah değil ek dava dilekçesi olarak kabulü gerekir.
Dosya kapsamından, davacı tarafından 02.02.2014 tarihli ıslah ile maddi tazminat miktarı artırılırken aynı zamanda yeni bir talep olarak manevi tazminat da istendiği anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere ıslah ile ikinci bir davanın açılması usulen mümkün değildir. Fakat davacının ıslah dilekçesi ile usulünce açılan davasına konu etmediği yeni bir talebi olur ve nispi oranda alınan ıslah harcı yanında dava açılış zamanında ödenen başvuru harcını da ayrıca yatırırsa bu kez ıslah dilekçesinin mevcut hali ile birleştirme istemli ek dava dilekçesi olarak kabulü gerekir. Somut olayda ise 02.02.2015 tarihli ıslah ıslah dilekçesinin Mahkemeye sunulması sırasında yalnızca ıslah harcı ödenip ayrıca ödenmiş başvuru harcının bulunmadığı açık olup ıslah dilekçesinin bu hali ile birleştirme istemli ek dava olarak nitelendirilmesi imkanı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece, davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği manevi tazminat istemine ilişkin olarak usulünce açılmış bir dava olmadığından dolayı davacının ayrıca manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bunun yanında İş kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davalarında zararın belirlenmesi sırasında ilke olarak öncelikle tazminat hesabını doğrudan etkileyecek olan kazalı sigortalının gerçek ücretinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olaya geldiğimizde davacı kazalı “kalıpçı” olarak çalışırken kazalandığını ve son ücretinin net 1.200,00-TL olduğunu iddia etmiş, bir kısım tanıklar da davacının bu iddiasını doğrulamışlardır. Davalı işveren ise davacının kalıpçı değil vasıfsız inşaat “temizlik işçisi” olduğunu savunmuştur. Yargılama konusu olaya ilişkin yapılan ceza soruşturmasında davacının beyanı alınmış davacı kazalı buradaki ifadelerinde “temizlik işcisi” olduğunu beyan etmiştir. Yine Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerinin yaptığı soruşturmada kazalının “vasıfsız işçi” olarak çalışırken kazalandığı tespiti yapılmıştır. Hal böyle olunca davacının işverenliğince düzenlenen imzalı ücret bordrolarında belli olan ve asgari ücretin yaklaşık 1,3 katı civarındaki ücretin maddi gerçekliğe uygun düştüğü belli olup davacı iddiasına göre asgari ücretin 2.6 katı civarındaki ücretten hesaplamanın yapıldığı bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur.
O halde, davalı A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı .’a iadesine aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalı A.Ş’ye yükletilmesine, 26.04.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.