Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/12738 E. 2016/6735 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12738
KARAR NO : 2016/6735
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı ve feri müdahil vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.12.2000-17.06.2011 Tarihleri arasında davalı apartman işyerinde kapıcı olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı adına davalı işyeri tarafından davalı Kuruma 01.12.2000- 29.04.2011 tarihleri arasında giriş çıkışlı olarak kış ayları itibari ile bildirim yapılmış olduğu, apartmanın 5 kat 44 daireden oluştuğu, apartman yönetim kurulunun 01.12.2000 tarihli kararına göre davacının asgari ücretle çalışmasına ve kapıcı dairesinde oturmasına karar verildiği, davalı apartman işyerinden 2001 yılı için çeşitli aylarda davacıya temizlik ücreti ve baca temizliği ücreti ödendiğine ilişkin gider makbuzlarının düzenlendiği, yapılan keşif ve alının bilirkişi raporunda apartmana ait bahçenin bahçıvanlık işini gerektirmediğinin belirtildiği, duruşmalarda dinlenen tanıklardan bir kısmının davacının çalışmalarını doğrular nitelikte beyanda bulunduğu, bir kısmının ise bu durumun aksi yönde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı adına düzenlenen gider makbuzlarından davacının bu dönemde temizlik yaptığı sabit olmakla birlikte; yaptığı temizliğin kapıcılık hizmeti olarak yapılıp yapılmadığı, nizalı diğer dönemlerde kapıcı olarak çalışıp çalışmadığı dosyadaki belgelerden ve çelişkili tanık beyanlarından anlaşılmadığından Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yapılacak iş; civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar (diğer apartmanların kapıcıları, komşu market ve bakkal işleten ve çalışanları) tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, kapıcı dairesine ait elektrik, su aboneliklerinin kimin adına kayıtlı olduğunun ve fatura ödemelerinin kim tarafından ödeme yapıldığının sorulmalı, apartman karar defterinin getirtilirek incelenmeli ve yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan, davacının kapıcılık faaliyeti kapsamında hangi işleri yaptığı, çöp toplama, temizlik ve servise çıkıp çıkmadığı, özellikle, varsa, mahalle marketi dinlenmek suretiyle araştırılmalı, çalışmanın niteliği ve süresi açıkça belirlenmelidir. Çalışmanın varlığı, süresi ve sürekliliği ile çalışmanın varlığı halinde kısmi, ya da, tam gün olup olmadığı da belirlenip, tartışılarak, çalışmasının kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde; gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak, sigortalılık süresinin tespitine karar verilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.04.2011 gün, 21-130-256 sayılı kararı).
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine 14.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.