YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12792
KARAR NO : 2016/6231
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, eksik hesaplanan sigortalı hizmet günlerinin yeniden hesaplanarak 01.03.1981 yaşlılık aylığı bağlanma tarihi esas alınarak, yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasına maaş farklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, eksik gün hesaplanmak sureti ile bağlanan yaşlılık aylığının yeniden belirlenmesi gerektiğinin tespiti ile fark miktarların iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 01.03.1981 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa hükümleri gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, yagılama sırasında davalı Kurumca davacı tarafından dava konusu yapılan 1960-1966 tarihleri arasındaki 1932 günlük çalışmanın kabul edildiği ancak bunun davacıya bağlanan yaşlılık aylığı miktarını değiştirmediğinin bidirildiği, bilirkişi raporu aldırıldığı görülmüştür.
Mahkemece davalı Kurumca davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin belgeler getirtilmeden aldırılan, buna göre davalı Kurum işlemini denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; Kurumdan davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına ve maaş hesaplamasına ilişkin ayrıntılı evrakların getirtip, Kurum işleminin irdelenmesiyle Kurum işleminde hata bulunup bulunmadığı, var ise; hatanın neden kaynaklandığı açıkca izah edilecek denetime elverişli bilirkişi raporu alarak talep ve müktesep hak kuralları gözönünde tutularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.