YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13469
KARAR NO : 2016/6851
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
Davacı, eşinden ölüm aylığı alırken, babasından ölüm aylığının iptal edildiğini belirterek maaş iptal işleminin ve çıkarılan borcun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının emekli sandığı mensubu eşinden ötürü ölüm aylığı alırken, 1978 yılında vefat eden 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olan babasından dolayı bağlanan aylığı kesen Kurum işleminin iptali ile davalı Kurum’a borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; 1479 sayılı Yasa uyarınca sigortalı olan davacının babasının 11.10.1978 tarihinde vefat ettiği ve davacının talebi üzerine 01.03.2004 tarihinde aylık bağlandığı, davacının emekli sandığı mensubu olan eşinin ise 17.06.1974 tarihinde vefat ettiği ve eşinden ötürü de ölüm aylığı aldığı, Kurumun 18.06.2014 tarihli yazısı ile; davacının eşinden dolayı emekli sandığından aldığı ölüm aylığı babasından ötürü aylık almaya başladığı tarihte brüt asgari ücretten fazla olduğundan, babasından aldığı aylığın ilgili mevzuat gereği başlangıç tarihi itibari ile iptal edildiği ve geriye dönük 5 yıllık yapılan ödemelerin borç kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının babasının ölüm tarihindeki mevzuata göre gelirinin bulunması nedeni ile aylık bağlanması mümkün değilse de, 1479 sayılı Yasa’nın 45. maddesine 24.07.2003 tarih 4956 sayılı Yasa’nın 23. Maddesi ile eklenen (c) fıkrası uyarınca “on sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan ve veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine %25’inden az aylık bağlanamaz” hükmü uyarınca kız çocuklarına aylık bağlanması mümkün hale gelmiştir. 24.07.2003 tarihinde çıkan yasa hükmü önceki düzenlemeye göre lehe olup uygulanmasının gerektiği ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.