YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16326
KARAR NO : 2016/7767
KARAR TARİHİ : 02.05.2016
Davacı, davalının maluliyet oranının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davalı M.. K..’ın geçirdiği iş kazası nedeniyle tespit edilen % 46,2 oranındaki malüliyetinin fazla olduğu iddiasıyla yeniden tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı M.. K..’ın % 47 oranında malül olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davalılardan M.. K..’ın geçirdiği iş kazası nedeniyle % 46,2 oranında malül olduğu kabul edilip Kurum tarafından gelir bağlandığı, yargılama kapsamında alınan raporlarda Yüksek Sağlık Kurulu malüliyetin % 46,2 oranında, ATK Üçüncü İhtisas Dairesi ve ATK Genel Kurulu ise malüliyetin % 47 oranında olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü ve 1976/6-4 sayılı kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davacının, davalı M.. K..’ın Kurumca kabul edilen % 46,2 oranındaki malüliyete daha az olması gerektiğini belirterek itiraz ettiği görülmektedir. ATK Üçüncü İhtisas Dairesi ve ATK Genel Kurulu raporlarında ise, davacının itiraz ettiği malüliyet oranının üstünde ( % 47) bir oranda malül olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacının talebi göz öönünde tutularak davanın reddi yerine yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
02/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.