YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16505
KARAR NO : 2016/7781
KARAR TARİHİ : 02.05.2016
Davacı, 31/01/2007 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi borcu bulunmadığının tespitiyle maaşı üzerine konulan hacin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 31/01/2007 tarihinden sonrası için davalı Kurum’a S.G.D.P. borcunun bulunmadığının tespiti ile maaşına konulan haczin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının 01/08/1996 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında maluliyet aylığı almaya hak kazandığı, davacının dava dışı Güney Gelişim İnş.Ltd.Şti.’de 18/12/1997-30/06/2014 tarihleri arasında ticaret sicilinde şirket ortaklık kaydının bulunduğu, 01/01/1987-31/01/2007 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, Kurum’un 28/01/2004-14/02/2014 tarihleri arasında davacıyı SGDP yükümlüsü olarak kabul ettiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan, 1479 sayılı Yasa’nın Ek 20.maddesinde, diğer sosyal güvenlik Kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar, çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil, bu Kanunun 50 nci maddesine göre belirlenen on ikinci gelir basamağının %10’u oranında sosyal güvenlik destek primi ödeyecekleri hükmü düzenlenmiştir.
1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde, limited şirket ortaklarının bu Kanun kapsamında sigortalı sayılacağı, yine aynı Kanunu’nun sigortalılığın bitimini düzenleyen 25/1-c maddesinde şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten, 25/1-e bendinde ise, iflasına karar verilmiş olan tasfiye halindeki şirket ortaklarının, mahkemece tasfiyesine karar verildiği tarihten bir gün önce sigortalılığın sona ereceği düzenlenmiştir.
Ayrıca, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın sigortalı olmayı düzenleyen 4/b-3 maddesinde limited şirketin tüm ortaklarının sigortalı sayılacağı, yine aynı yasanın sigortalılığın bitimini düzenleyen 9. maddesinde, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten itibaren,….iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten itibaren sigortalılığın sona ereceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, 1479 sayılı Yasanın Ek 20. maddesine göre, yaşlılık aylığı bağlananlardan SGDP kesilebilmesi için, ilgilinin sigortalı olmayı düzenleyen 24. madde kapsamında çalışmaya başlaması gerekmektedir. Davacı ise limited şirket ortağı olup, 24. madde kapsamında sigortalıdır. Ticaret sicili kayıtlarına göre şirket 30/06/2014 tarihinde re’sen terk kaydıyla ticaret sicilinden silinmiş olup davacının ortaklığı da bu tarih itibariyle sona ermiştir. Zira şirket ortakları yönünden Bağ-Kur kapsamında sigortalı sayılabilmek için limited şirket ortağı olmak yeterli olup şirketin vergi kaydının sona ermesinin bir önemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının ortaklığı devam ettiği sürece ve şirketin ticaret sicilinden terkinine kadar olan dönem yönünden davalı Kurum tarafından davacının sosyal güvenlik destek primine tabi tutulması işleminde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.