Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/15330 E. 2016/14571 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15330
KARAR NO : 2016/14571
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı … Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle davalılar arasındaki kusur durumunun ileride açılabilecek rücu davasında tartışılabileceğinin mümkün bulunmasına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlerine göre davalı … vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, sigortalının iş kazası sonucu vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacı … … … için 16.772,59 TL maddi tazminatın 11.740,81 TL’sinin davalı… şirketinden, 5.031,78 TL’sinin davalı …’dan ölüm tarihi olan 17/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiz oranı ile birlikte alınarak davacı …’e verilmesine, davacı … … için 9.116,33 TL maddi tazminatın 6.381,43 TL’sinin daval…şirketinden, 2.734,90 TL’sinin davalı …’dan ölüm tarihi olan 17/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiz oranı ile birlikte alınarak davacı …’a verilmesine karar verilmiştir.
Davacıların velisi olduğu anlaşılan …’nın davacı olmamasına rağmen karar başlığında davacı olarak gösterilmesi mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata olduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Somut olayda, aynı zararlandırıcı olay nedeniyle davalıların mütesilsil sorumluluğu bulunduğunun anlaşılmasına ve davanın davalılara birlikte açıldığında müteselsil sorumluluğa dayanıldığının Dairemizin kabulünde olmasına rağmen tazminatlara hükmedilirken davalıların kusurları oranında olacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hüküm fıkrasının 1,2,3,4 ve 5 numaralı bentlerinin tamamen silinerek yerine “1- davanın kabulü ile, davacı … için 16.772,59 TL maddi tazminat ile davacı … için 9.116,33 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 17.05.2010 tarihinden yasal faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 2- Davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 3.106,67 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3- Peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.655,20 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4- Davacılar tarafından yatırılan toplam 138,40 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5- davacılar tarafından yapılan toplam 400,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” şeklindeki bentlerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan … İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti.’ne yükletilmesine,