Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/4360 E. 2016/7302 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4360
KARAR NO : 2016/7302
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, sigortalının iş kazası sonucu vefatı nedeniyle çocuklarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; herbir davacı yararına ayrı ayrı 20.000’şer TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacılar murisi… ‘ın davalı şirkette tır şoförü olarak çalışmakta iken 15/06/2012 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu vefat ettiği ,… Kurulu başkanlığı tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği, Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 05/09/2015 tarihli kusur raporunda davalı şirketin %70 oranında ,davacılar murisinin %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve … İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken …ve İ…Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )

Somut olayda, bilirkişi heyetinden alınan 05/09/2015 tarihli rapora dayanılarak davalı şirketin %70 oranında kusurlu olduğu kabul edilirken, davacıların murisinin %30 oranında kusurlu kabul edilmesinin olayın oluşuna uygun olmadığı, alınan kusur raporunun yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak, dosyanın konusunda uzman 3 kişilik iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine incelettirilerek, davacıların murisi sigortalının, olayın gerçekleşmesinde ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, kazalının eylemi nedeniyle illiyet bağının kesilip kesilmediği yönünden olayın oluşuna uygun rapor alınarak, sonuca gidilmesiyken; yetersiz raporu hükme esas alarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de, her bir davacı yararına hükmedilen 20.000TL manevi tazminat fazladır.
O halde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve davalının sair temyiz itirazları incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.