YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6236
KARAR NO : 2016/6281
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
Davacı, davalı tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle takibin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava açılmadan önce davalı Kurum’a başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
6552 sayılı Kanunun 64. maddesiyle değişen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7/3. maddesinde; “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur” hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde ise; Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Somut olayda dava konusu, 6183 sayılı Yasaya göre düzenlenerek davacıya tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olup; dava açılması gerek 5510 sayılı Yasa, gerekse de bu yasanın atıf yaptığı özel yasalarda (örneğin 6183 sk) belirtilen özel usul ve sürelere tabi uyuşmazlıklarda, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7/3. maddesi hükmü gereğince dava açmadan önce Kuruma başvurulması gerekmez.
Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.