YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7730
KARAR NO : 2016/8059
KARAR TARİHİ : 04.05.2016
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, husumet nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece, pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 124/3. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda davalı ’yekarşı açılan davanın dürüstlük kuralına aykırı şekilde ve kötü niyetle açıldığı yönünde bir iddia veya mahkeme kabulü vaki değildir. Kaldı ki, gerçek hasım olduğu öne sürülen dava dışı AŞ ile davalının soy soy isim benzerliği olduğu gibi, davalının da bu şirketin sahibi olduğu iddia edilmektedir.
Aynı zamanda Anayasa ilkesi olan ve 6100 sayılı HMK’nun 30. maddesinde tanımlanan usul ekonomisi ilkesi gereğince Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla da yükümlüdür. Maddi hata sonucu tarafta yapılan ve kötü niyetli olmayan hata, usulün elverdiği mecra kullanılarak giderilebilecek iken, gerekmediği halde, dava reddedilerek yeni bir dava açmak üzere davacıya gereksiz masraf yaptırılması usul ekonomisi ilkesine aykırıdır. Zira davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının temel görevidir. (Anayasa m. 141/son)
Hal böyle olunca mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davalı ile dava şirket arasında olduğu iddia edilen hukuki ve organik bağ ilgili ticaret sicil kayıtları celbedilerek tespit edildikten sonra, şayet bağ var ise, davanın doğru hasma yöneltilmesi için davacıya mehil verilmesi ve bu minvalde yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın husumetten reddine karar verilmesi başta usul ekonomisi olmak üzere usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04/05/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.