YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4720
KARAR NO : 2019/5278
KARAR TARİHİ : 19.09.2019
MAHKEMESİ :… Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
K A R A R
A) DAVACININ İSTEMİ :
Dava, davacının davalı … İşçileri (…) Sendikası nezdinde 1985 yılı yaz ayında başlayarak 18/12/2014 tarihinde sona eren hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
B) DAVALILARIN CEVABI :
Davalı … İşçileri (…) Sendikası vekili; davacının hizmet akdi ile daimi işçi statüsünde çalışmadığı, kısmi süreli çalışmasının söz konusu olduğu, 2007 yılına ait makbuzda maaş alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı ve imzanın kime ait olduğunun bilinmediği, söz konusu belgenin davalı Sendikayı bağlayamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı … vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C) İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
İlk Derece Mahkemesince, “davanın kısmen kabulü ile, davacının 01/07/1989 – 31/01/2004 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak davalı işverenlikte haftada 5 gün ve günde 4 saat toplam 2027 gün çalıştığının, 01/02/2014-18/02/2014 tarihleri arasındada 18 gün çalıştığının tespitine, yargılama aşamasında kuruma davalı tarafından bildirilen 01/02/2004-31/01/2014 tarihleri arasındaki hizmet tespiti istemi hakkında davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,” karar verilmiştir.
D) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARI :
İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı Kurum vekilinin ve davalı işveren vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
E) TEMYİZ TALEPLERİ :
Davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile “davalı işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Kurumun sorumlu tutulamayacağı, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmasının isabetli olmadığı özet olarak belirtilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Davalı Sendika vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davanın ispat edilemediği, davacının soyut iddialarına ve varsayımlara dayalı ve eksik inceleme ve araştırma neticesi bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olup hükme esas alınamayacağı , duruşmalarda dinlenen tanıkların beyanlarının çelişkili olup bu haliyle çelişki giderilmeden tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacının 25- 26 sene boyunca haftada 5 gün müvekkil Sendikaya gelerek çalıştığı tespiti de gerçeklikten çok uzak olduğu, davacının sadece (sürekli olmamak kaydı ile) fasılalarla, devamlılık ve bağımlılık arz etmeyecek şekilde kısmi temizlik ve benzeri işleri yapmak amacıyla istisna akdi kapsamında çalıştığı, bu durumdan böyle fahiş bir sonucun çıkarılmasının kabul edilemeyeceği özet olarak belirtilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, ilk derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 10/07/2015 tarihli Kurum yazı cevabı ile davalı Sendika tarafından yargılama esnasında davacı adına 01/02/2004-31/01/2004 tarihleri arasında Kurum’a hizmet bildiriminde bulunulduğu, ihtilaf konusu dönemde başkaca çakışan herhangi bir sigortalılık hizmet bildiriminin bulunmadığı, davalı Sendikanın 01/11/1984 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, 1985-2004 yılları arası dönem bordrolarının getirtildiği, yapılan komşu işyeri çalışanlarına yönelik zabıta araştırma neticesi davacıyı tanıyan, davacının çalışmaları hakkında ilgi sahibi olabilecek herhangi bir kişiye ulaşılamadığının tutanağa bağlanmak suretiyle Mahkemeye bildirildiği, gerek Kurum Denetmenlerinin 18/02/2014 tarihli işyeri tespit tutanağında ifadesi alınan sendika çalışanlarının gerekse de duruşmalarda dinlenen bordrolu tanıkların beyanlarından davacının 01/07/1989 – 31/01/2004 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak davalı işverenlikte haftada 5 gün ve günde 4 saat üzerinden çalıştığının kabulü ile yazılı şekilde sonuca gidildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir sendikadır. Sendikalarda çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Bununla birlikte davacının, kayıtlarda gözükmeyen 01/07/1989 – 31/01/2004 tarihleri arasındaki çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır.
Yapılacak iş, ihtilaf konusu olan 01/07/1989 – 31/01/2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden; davalı Sendika nezdindeki ihtilaflı döneme ait ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının tamamının aslını veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, ücret ödeme bordrolarında davacının imzasının bulunup bulunmadığını saptamak, davacının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini işyerinden istemek, ihtilaf konusu dönem içerisinde davacının davalı Sendika nezdinde hizmetinin olup olmadığına yönelik olarak davalı Sendika ilgili yetkili şef, amir, müdür, muhasebe çalışanı gibi yetkili kişilerini dinlemek, davacının dönem bordrolarındaki çalışmalarının dışındaki dönemde ücretini ne şekilde aldığını araştırmak, bu dönemde çalıştığına ve ücret aldığına ilişkin belgeleri getirtmek, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak ve davalı Sendika nezdinde davacı sigortalının çalışmalarına ilişkin herhangi bir kayıt içeren belgelerin bulunmamasının haklı ve izah edilebilir nedene (sel, yangın v.b. nedenlerle kaybolması gibi) dayanması halinde dinlenen tanık beyanlarına itibar etmek ve hizmet tespiti davalarının niteliği gereği re’sen delil araştırması ilkesi de gözetilerek çalışıldığı iddia edilen süreler yönünden şüpheye yer vermeyecek şekilde olabildiğince tüm delilleri toplayıp bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
İlk derece Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu kapsamda, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı ORTADAN KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi kararının davalı taraflar yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G) SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan Banka Ve Sigorta İşçileri(…) Sendikası’na iadesine
19/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.