YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6175
KARAR NO : 2019/6908
KARAR TARİHİ : 14.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacı, kurum kayıtlarında baba adı ve doğum tarihinin nüfus kaydına göre düzeltilmesine ve davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme. bozmaya uyarak dava şartı yokluğu nedeniyle ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaları ile sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince,”Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,” karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hâkimin davayı aydınlatma ödevi” başlıklı 31.maddesine göre, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.”
Somut olayda; Mahkemenin “Davanın açılmamış sayılmasına” dair ilk kararının “davacının dava dilekçesinin zorunlu unsuru olan davalı şirket adresini mahkemeye bildirdiği gibi davalının bildirilen adresine tebligat yapılamaması halinde mahkemece adresin ticaret sicilinden araştırılması mümkün iken bu yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle Dairemizin 28.05.2013 tarihli 2013/7611 E, 11119 K sayılı ilamı ile eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduğu bu kez davalı şirketin iflas etmiş olması, taraf sıfatının ortadan kalkmış olması nedeniyle davacı tarafa davalı şirketin ihya edilmesi talebiyle dava açması için iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça kesin süre içerisinde bu davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin bu karar üzerine verdiği temyiz dilekçesinde talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sigorta başlangıç tespiti davaları için Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı gösterilmesinin yeterli kabul edildiği göz önüne alındığında,dava dilekçesindeki taleple, temyiz dilekçesi içeriğinin çelişkili olduğu, davacı talebinin açıklamaya muhtaç olduğu anlaşılmıştır.
Yapılacak iş, davacı tarafa talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olup olmadığı hususu açıklattırılarak bu şekilde olduğu takdirde işin esasına girilerek mevcut delillere göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya edene iadesine
14/11/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.