Yargıtay Kararı 22. Ceza Dairesi 2015/5285 E. 2015/5778 K. 19.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5285
KARAR NO : 2015/5778
KARAR TARİHİ : 19.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün temyiz incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun, eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1 kapsamında tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ve 67. maddelerinde öngörülen; 4 yıllık zamanaşımının hüküm tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde;
İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiği ve anılan suç ile ilgili TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, soruşturma ve kovuşturma evresinde atanan zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin bölümden soruşturma ve kovuşturma evresindeki avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuğa yüklenmesine ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen beraat hükümlerinin incelenmesine gelince;
Olay gecesi suça sürüklenen çocuk …’un ablasının evinde amcasının oğlu diğer suça sürüklenen çocuk Gökhan’la birlikte kaldıkları, suça konu yerin bu eve yakın olduğu ve gece 22.00 sıralarında …’un veresiye sigara almak için müştekinin işlettiği bakkala gittiği, müştekinin veresiye sigara vermemesine sinirlenen …’un eve dönüp Gökhan’la birlikte bakkaldan hırsızlık yapmaya karar verdikleri ve 02.00 sıralarında beraber taşla müştekinin bakkalının camını kırıp içerden 350 TL değerinde sigara çaldıkları, bunları evlerinin bahçelerine sakladıkları, tanıklar …, … ve …’in ifadeleri ile tüm dosya kapsamında anlaşılması karşısında, yüklenen suçlardan mahkumiyeti yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.