YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/583
KARAR NO : 2015/314
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, CMK.nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde anılan yasa maddelerine aykırılık yapılması nedeniyle sanığın temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCY’nın 151/1 ve 116/1. maddelerine uyan mala zarar verme suçu ile konut dokunulmazlığını ihlal suçları açısından 5237 sayılı TCY’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen zamanaşımı sürelerinin suç tarihinden, inceleme tarihine kadar dolmuş olduğu da nazara alınarak 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 ve TCK’nın 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143.maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, hükümlü yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.