YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7608
KARAR NO : 2015/8210
KARAR TARİHİ : 02.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
10.08.2010 tarihli görgü ve tespit tutanağı içeriği ile katılanın beyanları gözetilerek, sanık hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, sanığın açık kimlik bilgileri tespit edilemediğinden hakkındaki evrakı ayrılan Serkan isimli diğer şüpheli ile birlikte önceden aldıkları karar doğrultusunda yaptıkları işbölümü gereği suça doğrudan katıldığı halde, hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerde TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39. maddesinin uygulanarak eksik cezalara hükmolunması ve birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından; Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının infazda gözetilmesi olanaklı görülüp, 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması hususu infaz aşamasında resen dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin isteme aykırı ONANMASINA, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.