Yargıtay Kararı 22. Ceza Dairesi 2016/2040 E. 2016/3935 K. 17.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2040
KARAR NO : 2016/3935
KARAR TARİHİ : 17.03.2016

Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 168/1, 116/1, 151/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 4 ay 13 gün hapis, 2 ay 7 gün hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2012 tarihli ve 2010/405 esas, 2012/1110 sayılı kararının infazı sırasında, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi sebebiyle dosyanın ele alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 168/1, 116/1, 151/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 4 ay 13 gün hapis, 2 ay 7 gün hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 13/10/2015 tarihli ve 2.. esas, .. sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.01.2016 gün ve … sayılı yazılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/02/2016 günlü ve 2,, sayılı tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede,
Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu görülmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Bakırköy 7. Asliye. Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 13/10/2015 gün ve 2015/309 esas 2015/649 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, ancak, bozma nedenine göre bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında “TCK’nın 142/1-b, 168/1, 116/1, 151/1, 31/3, ve 62. maddeleri ile sırasıyla 4 ay 13 gün, 2 ay 7 gün, ve

3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere, hapis cezalarının TCK’nın 50/3. maddesi yoluyla 50/1, maddeye göre seçenek yaptırımlardan internet cafeye gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesi uygun görüldüğünden “suça sürüklenen çocuğun 4 ay 13 gün, 2 ay 7 gün ve 3 ay 10 gün internet cafeye gitmekten yasaklanmasına” cümlesinin eklenmesine karardaki diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, 17.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.