Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/10222 E. 2012/4197 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10222
KARAR NO : 2012/4197
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın ve usule aykırı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının davalı şirkette işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun’un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı sebeple derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Davalı iş yerinde metin yazarı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, şirket çalışanlarına gönderdiği e-mail ile davalı şirketin müşterilerinden olan …’in imajını bozduğu ve bu mailden sonra internet ortamında … şirketinin güvenirliğini zedeleyici ifadeler içeren e-maillerin dolaştığının tespit edilmesi üzerine, haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı işçinin, … isimli arkadaşının tasarladığı bir defterin … firması tarafından boyut ve tasarım olarak çok benzerinin yapıldığını görmesi üzerine, 14.01.2010 tarihinde, gönderilenler arasında … ‘de olduğu, birden çok mail adresine, bu konudaki eleştirilerini içeren bir mail gönderdiği, mail yazısında “… ama son derece bayağı ve ucuz kopyasını masamda buldum, üzerinde … Ankastre Koleksiyonu yazısı ve … logosu ile….”, “… özellikle … Ankastre Koleksiyonu’nu tasarım kriterlerini ön planda tutarak pazarlayan, her fırsatta estetik ve yenilikçilikten söz eden … gibi büyük bir firmanın, tasarımcı ve mimarların karşısına, üstelik de amacı “dünya tasarım pratiği bileşenlerinin Türkiye’de de eş zamanlı olarak tartışılabileceği ortamlar yaratmak” olan bir etkinlikte, en hafif ifadeyle esinlenilmiş bir tasarımla çıkması üzerine size bu mesajı yollama gereği duyuyorum…” şeklinde ifadeler kullandığı, bu mailden sonra yahoo ve facebook mail gruplarından atılan mesajlarda …’in “aşırma” yaptığı şeklinde ifadeler yer aldığı, davalı şirketin bu mesajlardan dolayı … şirketi ile ilişkisinin zedelendiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup, davacının eylemi doğruluk ve bağlılığa uygun bir davranış olmadığından, davalı işverence fesih için haklı sebep teşkil etmektedir. Bu itibarla davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.