YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10272
KARAR NO : 2012/4040
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 08.11.1996 tarihinden itibaren iş akdinin feshedildiği 31/08/2009 tarihine kadar aşçı olarak çalıştığını, Tek-Gıda iş sendikasının üyesi olduğunu, sendikal örgütlenmeyi farkeden işverenin diğer işçilere gözdağı vermek için iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 28.07.2009 tarihinde davalı şirkete sunmuş olduğu dilekçe ile emeklilik için aranan çalışma ve prim ödeme gün sayısını tamamladığı gerekçesi ile kıdem tazminatı da ödenerek işyerinden istifa ettiğini, SGK İstanbul İl Müdürlüğünden alınmış olan 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereği kıdem tazminatı almaya hak kazanmıştır ibareli belgeyi de istifa dilekçesi ekinde davalı şirkete sunduğunu, davalı şirket tarafından SGK yazısıda dikkate alınarak davacının istifa talebi kabul edilmek zorunda kalındığını ve iş akdinin sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının çalışmaya devam etmek istediği, işsiz kalacakları korkusu ile işçilerin sendikadan istifa ettiği, davalı işverenin iş akdinin taraflar arasındaki anlaşma ile sona erdiğine ilişkin delil sunamamış olduğu, davacı işçinin akdinin sendikal faaliyette bulunmak nedeni ile davalı tarafından haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının 28.07.2009 tarihli dilekçesinde “1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereği haketmiş olduğu kıdem tazminatının ve diğer kanuni haklarını da alarak ayrılmak istediğini” belirttiği, işverence bu beyana dayanılarak kıdem tazminatı ödenmek suretiyle 31.08.2009 tarihli makbuz ve ibraname imzalanmak suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiği, sigortalı işten ayrılış bildirgesinde de işten ayrılış tarihinin 31.08.2009, işten ayrılış nedeninin (kodunun -14-) emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması olarak belirlendiği görülmüştür. Davacı iradesinin fesada uğratıldığını usulünce kanıtlayamamıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi halen yürürlüktedir. Davacı işçi sözleşmesini 1475 sayılı 4857 sayılı Kanun’un 14/5. maddesi gereğince feshetmiş olup, işverence bu nedenle kıdem tazminatı ödenmiştir. İşverence yapılmış bir fesih söz konusu değildir. İşe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.