Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/10392 E. 2012/4446 K. 16.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10392
KARAR NO : 2012/4446
KARAR TARİHİ : 16.03.2012

MAHKEMES : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş akdinin geçerli nedenle ve usulüne uygun olarak feshedildiğini, davacının verilen görevi yerine getirmediğini, sürekli istirahat aldığını, performans değerlendirmesinin objektif kriterlere ve puanlama sistemine dayandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 25.03.2011 tarihli savunmasının ardından aynı tarihli ihtarname ile 2010 yılında performansının yetersiz olarak tespit edildiği, düşük performans nedeni ile uyarıda bulunulduğu ve uyarının ardından 30.03.2011 tarihli fesih bildirimi ile performans düşüklüğü ve aldığı istirahatler nedeniyle iş akdinin feshedildiği, performans düşüklüğü, verimsizlik nedeniyle önce ihtar yapılarak ardından fesih işleminin gerçekleştirildiği, ancak aynı konuda hem ihtar hem de işten çıkarma cezası verilemeyeceği, diğer yandan herşeyden önce performans değerlendirmesinde objektif kriterlerin dikkate alınması ve işçiye performansının düşük olduğunun bildirilmesi, bu konuda işçinin görüşünün alınmasının gerektiği, performans değerlendirmesi, bir kişinin ya da bir ekibin, yapılan iş ile ilgili güçlü ve zayıf yönlerini sistematik olarak ortaya çıkaran bir yöntem olup, her işçinin günlük olarak gerçekleştirdiği üretim miktarını, öngörülen standart üretim miktarıyla kıyaslayarak işçinin günlük performansının saptanabileceği, İşyeri tarafından belirlenecek periyodlarda yapılacak performans değerlendirme görüşmelerinde, performans kayıtlarının döneme göre ağırlık ortalaması üzerinden çalışanın genel performansının değerlendirilebileceği, işyerinde usulüne uygun performans değerlendirmesi yapılmadığı nedenleriyle fesih işleminin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 08.06.2007- 30.03.2011 tarihleri arasında davalıy ait işyerinde boyahane alan müdürlüğü bölümünde seri üretim işçisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin, 30 Mart 2011 tarihli fesih bildirimi ile, davacının boyun fıtığı ve omuz eklem rahatsızlığı nedeniyle yer değişikliği talebine göre tagrak bölümünden selaer bölümünde çalışmasının teklif edildiği, davacının bu bölümde çalışmadığı, sebeb olarak psikolojik rahatsızlığını gösterdiği, bunun üzerine gündüz vardiyasına alındığı, ancak selaer hattı ön göğüs bantlama işinde çalışmadığı, iki haftadır çalışmadan beklediği, eğitim verilerek tavan sealer çekme ve tapa takma işinde çalışmasının istendiği davacının sebeb bildirmeksizin bu işte çalışmadığı, bu durumun tutanak ile tesbit edildiği, 2010 performans değerlendirmesinde performansının E yetersiz olarak tesbit edildiği, bu konuda 25.03.2010 tarihinde yazılı savunmasının alındığı, davacıya yazılı ihtar verildiği, 2010 performans döneminde 01.12.2009-30.11.2010 tarihleri arasında 394,5 saat SSK istirahat, 134 saat vizite, 19,5 saat Fabrika doktoru istirahat ve 5 saat ücretsiz izin kullandığı, 2 saat sebebsiz devamsızlık yaptığı, 01.12.2010 tarihinden fesih tarihine kadarda, 175,5 saat SSK istirahat, 52,5 saat vizite, 19,5 saat Fabrika doktoru istirahati aldığı, 2010 yılı performans değerlendirmesinde yetersiz performansın tespit edildiği, bu sebeple 25/03/2011 tarihli yazı ile savunmasının alındığı ve bu konuda kendini geliştirmesi için davacıya ihtar verildiği ve 2011 yılı performans değerendirme döneminde 01/12/2010 tarihinden itibaren sürekli aldığı istirahatlere ilişkin 25.03.2011 tarihinde yazılı savunmasının alındığı belirtilerek davacının sağlığına uygun işler verilmesine rağmen uzun süreli istirahatler aldığı, verilen işleri yapmamakta ısrar ettiği, bu durumda verim alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. Maddelerince 30/03/2011 tarihinde fesh edildiği, 24.06.2010 tarihinde iş kazası geçirdiği, bu nedenle 24.06.2010-02.07.2010 tarihleri arasında rapor aldığı, 15.02.2008 tarihli sağlık raporunda, davacının 6 ay süre ile boyun ve omuz hareketlerini gerektirecek işlerde çalışmasının sakıncalı olduğunun bildirildiği, 05.03.2011 tarihli tutanakta davacının fiziki ve psikolojik rahatsızlığından dolayı hat içi proseslerde çalışamadığı, işyeri doktoru onayıyla sealer hattında çalışmasının uygun olacağının uygun görüldüğü, davacının bunu kabul etmediği , yazılı beyan vermediği, çalışmadan beklediği hususlarının belirtildiği, davacının 09.03.2010 tarihli savunmasında, rahatsız olduğunu her işte çalışamadığını, işini savsaklayan biri olmadığını, kendisine iş verilmeyerek çay salonunda beklemesinin söylendiğini,kendisine rahatsızlıklarına uygun iş verilmediğini beyan ettiği, davacının 2010 yılı performans değerlendirilmesi neticesinde 25/03/2011 tarihinde performansının düşüklüğü nedeniyle ihtar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının 01.12.2009-30.11.2010 tarihleri arasında 394,5 saat SSK’dan istirahat, 134 saat vizite, 19,5 saat Fabrika doktoru istirahati ve 5 saat ücretsiz izin kullandığı, 2 saat sebebsiz devamsızlık yaptığı, 01.12.2010 tarihinden fesih tarihine kadarda, 175,5 saat SSK’dan istirahat, 52,5 saat vizite, 19,5 saat Fabrika doktoru istirahati aldığı ,davacının fesih bildirgesinde belirtilen işverenin bu iddiasına karşı delil ibraz etmediği gibi olumsuz beyanda da bulunmadığı, rahatsızlığının olduğunu söylediği anlaşılmış olup, davacının rapor alarak işe gelmemesine yönelik bu davranışlarının işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, işyeri düzenini bozan davranışlar niteliğinde olduğu ve işyerinde olumsuzluklara yol açması nedeniyle geçerli sebep oluşturduğu kabul edilerek davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığ 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 16.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.