Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/10424 E. 2012/12079 K. 01.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10424
KARAR NO : 2012/12079
KARAR TARİHİ : 01.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.06.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Öncelikle belirtmek gerekir ki; davalı işverenin işyerinde fesih tarihinde çalışan işçi sayısı tespit edilmemiştir. İşe iade davalarında davanın dinlenebilmesi için öngörülen işçi sayısı dava şartı olup re’sen gözönünde tutulması gereken hususlardandır. Mahemece bu yönde araştırma ve tespit yapılmadan işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
Davacının iş sözleşmesi yazılı bildirim yapılmadan feshedilmiş olup davalı savunmasında feshin 4857 sayılı İş Yasasının haklı fesih sebeplerini düzenleyen 25/II. maddesine göre feshin haklı sebebe dayanması durumunda fesih sebeplerinin yazılı olarak bildirilmesi ve işçiye yazılı bildirim yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle mahemece yazılı fesih bildirimi bulunmadığı yolunda oluşturulan gerekçe yerinde değildir.
Davacı hakkında düzenlenmiş olan tutanaklarda isimleri geçenlerin tamamı ve davacı hakkında inceleme yapan muhakikler çağrılıp dinlenmemiş ve olay tam olarak aydınlatılmamıştır. Dolayısıyla işin esasına yönelik olarak yapılmış olan araştırma ve inceleme de hükme yeterli bulunmamaktadır.
Bütün bu eksikliklere karşın dosyada mevcut yazılı deliller ve tanık anlatımları en azından feshin geçerli sebebe dayandığını kanıtlamaya yeterlidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle öncelikle haklı sebebin oluşup oluşmadığının saptanması bakımından hükmün araştırma ve incelemeye yönelik bozulması, bozma üzerine yapılacak araştırma sonucunda haklı sebebin sabit olmaması halinde ise feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi düşünce ile oluşturduğu onama kararına katılamıyorum.