Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/12568 E. 2012/12534 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12568
KARAR NO : 2012/12534
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …; açık ihale usulü ile ihale edilen eleman çalıştırma işine ilişkin ihaleyi kazanan ve davacıyı da işe alan asıl işverenin diğer davalı olduğunu beyanla davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, davalı … Ltd. Şti. ise; 30/06/2009 tarihinden sonra davacının yeni ihaleyi alan alt işverende çalıştığını, davacının şirket ile bir ilişkisi kalmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini, davalı … ise; davanın süresinde olmadığını, usulen davanın kendisine yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı gerekçesiyle … Ltd. Şti. bakımından davanın kabulüne ve şirkete ait işyerine işe iadesine, mali haklar yönünden davalıların birlikte sorumluluğuna karar verilmiştir.
Karar davalı şirket ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre temizlik işçisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin yazılı fesih bildiriminde bulunulmadan feshedildiği gerekçesi ile feshin geçerli sebebe dayanmadığının ve davalı … ile temizlik işi ile ilgili hizmet alımı amacıyla yapılan sözleşmeler gereği hizmet veren davalı … Ltd. Şti. ve davalı … arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğunun kabulü isabetli olmuştur. Bu itibarla davalı … Başkanlığının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda davalı … ile davalı … Ltd. Şti. ve daha sonra ihaleyi alan davalı … arasında yapılan hizmet alım sözleşmesine göre davacının davalı şirkete bağlı temizlik işçisi olarak çalışmış, iş sözleşmesi geçerli bir sebep olmadan davalı … tarafından feshedilmiştir.
Hizmet alım sözleşmesinin konusu olan temizlik hizmetleri yardımcı iş olup, davacı temizlik işçisi olarak çalıştırılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre temizlik işçisi olan davacı 30/06/2009 tarihine kadar belediyenin temizlik işi ihalesini alan alt işveren davalı … Ltd. Şti.de, bu tarihten sonra ise yeni ihaleyi alan davalı …’a ait işyerinde çalıştığı, davalı … tarafından 31/12/2009 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davanın da tüzel kişiliği olmayan firmanın ticaret unvanı belirtilerek …’a karşı açıldığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen davacının adı geçen gerçek şahısa ait işyerine iadesi yerine davada bir şirket tarafmış gibi hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı …’a ait işyerindeki işine İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğacak olan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 290,55 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.