YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12766
KARAR NO : 2012/4345
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili müvekkilinin davalı işyerinde çalışmakta iken, iş sözleşmesinin 08.01.20100 tarihinde, haklı ve geçerli bir sebep olmadan, geçerli fesih koşullarını taşımayan bir bildirimle (feshin yazılı yapılmadığı ve fesih sebebinin bildirilmediğini) feshedildiğini iddia ederek işe iadesine, başlatılmaması halinde işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davacının 01.01.2010 tarihinde üst aramasında üzerinde, bir kutu süt ve 1 Kg tereyağı bulunduğunu, söz konusu ürünlerin müvekkili işyerinde kullanılan markalar olması nedeni ile savunmasının istendiğini, davacının savunmasında söz konusu ürünlerin işyeri ile ilgisinin olmadığını savunduğunu, bir daha da işe gelmediğini, iş sözleşmesinin 16.01.2010 gününde devamsızlık sebebiyle haklı gerekçeyle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin 08.01.2010 gününde haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın, sözlü olarak işverence feshedildiği, bundan sonraki devamsızlığın haklı fesih sebebi oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden 01.01.2010 gününde davacının üst araması yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı bu konudaki savunmasını 07.01.2010 tarihinde yapmıştır. 08.01.2010 tarihinde davacı, davalıya işyeri yetkilisinin kendisini sözlü olarak işten çıkardığını iddia eden ve kıdem ve ihbar tazminatı talebini taşıyan ihtarnameyi noterden göndermiştir. Davalı bu ihtarnameye karşı keşide ettiği 14.01.2010 tarihli cevabi ihtarname ile iş sözleşmesinin feshedilmediğini, devamsızlığın belgelendirilmesi gerektiğini bildirmiştir. Devamsızlık devam ettiği gerekçesi ile 27.01.2010 tarihli noter ihtarı ile 11, 12 ve 13 Ocak 2010 günlerinde izinsiz ve mazeretsiz devamsızlığa dayalı fesih bildirimi bulunmaktadır. SGK kayıtlarından da işten çıkış bildirgesinin 16.01.2010 tarihinde verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı iş sözleşmesinin 08 Ocak 2010 tarihinde sözlü olarak feshedildiğini kanıtlayamamıştır. Davalı işveren davacının 11, 12 ve 13 Ocak 2010 günlerinde izinsiz ve mazeretsiz devamsızlık yaptığını kanıtlamıştır. Böyle olunca işverence yapılan fesih 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II – g bendine uygun bir haklı fesih olarak değerlendirilmelidir.
Davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile kabul hükmü kurulması hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 15.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.