YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12812
KARAR NO : 2012/4352
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence 23.02.2010 tarihli noter ihtarnamesi ile haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin, davacının göndermiş olduğu e-postalarla şirket içerisinde çalışma düzenini ihlal eden, iş barışını ve güven ilişkisini ortadan kaldıran faaliyetleri ile ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının çıkarılmadan önce, şirket yönetim kurulu üyelerine gönderilen e-postanın içeriğinde anlatılanların doğruluğunun araştırıldığına dair herhangi bir belge ya da raporun davalı tarafça dosyaya ibraz edilmediği, olayın davalı tarafça 06.02.2010 tarihinde öğrenildiği fakat 22.02.2010 tarihinde davacının işten çıkartıldığı, 4857 sayılı Kanun’un 26. maddesinde belirtilen altı iş günlük sürenin geçtiği, ayrıca davacı tarafından e-posta olarak gönderilen yazının içeriğindeki hangi sözlerin çalışma barışını zedelediği hususunun da açık ve net olarak belirtilmediği gerekçeleri ile davanın kabulüne hüküm kurulmuştur.
Öncelikle davacının savunmasında gönderdiğini kabul ettiği e-posta içeriklerinde yöneticiler hakkında çeşitli isnatlar yer almaktadır. Bu isnatların işverenin başka işçisine sataşma olduğu, doğruluk ve balılığa uymayan davranışlardan olduğu, işyerinde çalışma barışını bozacağı açıktır.
İşverenin feshi altı işgünlük süre içinde kullanmaması (makul bir süre içerisinde kullanmışsa) feshi, haklı fesih olmaktan çıkartırsa da, geçerli fesih niteliğine zarar vermez. İşveren de fesih hakkını makul bir süre içinde kullanmıştır. Feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 15.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.