Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/13090 E. 2012/12753 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13090
KARAR NO : 2012/12753
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, işçinin devamsızlığı sebebiyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 06.02.2011 tarihinde işçinin devamsızlığı sebebi ile fesh edildiğinin iddia edildiği, ancak usulüne uygun bir fesih bildiriminin bulunmadığı, davacının iş sözleşmesinin bir davada tanıklık etmesi sebebi ile davalı işverenlik tarafından fesh edildiği iddiası karşısında davalının feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1.maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesine göre hukuk hâkimi kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak; hukuk hâkimi aynı olay sebebiyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlı olduğu gibi, ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararları da bağlayıcıdır. Bu kapsamda ceza dosyasında davacı işçinin üzerine atılı suçlamadan delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiş olmasının hukuk hakimini bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Davacının iş sözleşmesi işveren tarafından 27.01.2011 tarihinde iş yerini terk etmesi, 28.01.2011 tarihinde işe gelmemesi üzerine mazeretini bildirmesi için 10.02.2011 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen davacının mazeret bildirmemesi ve işe devam etmemesi gerekçesi ile feshedilmiştir. Davacı ise iş sözleşmesinin daha önce 05.02.2011 tarihinde feshedildiğini iddia etmektedir. Ancak davacı işveren tarafından iddia ettiği tarihte işten çıkarıldığını kanıtlayamamıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının fesih bildiriminde belirtilen 07.02.2011 tarihinden itibaren işyerine özürsüz ve mazeretsiz olarak gitmediği anlaşılmaktadır.
Davacının 05.02.2011 tarihinde işten çıkarıldığını kanıtlayamadığı ve o tarihten itibaren izinsiz, mazeretsiz işe gitmediği dosya içeriği ile sabit olduğuna göre iş sözleşmesinin işverence feshi haklı sebebe dayanmaktadır. Bu sebeple davanın reddine karar vermek gerekirken dosya içeriğine uymayan gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 162,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 07.06.2012. gününde oybirliği ile karar verildi.