Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/13251 E. 2012/6469 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13251
KARAR NO : 2012/6469
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; müvekkilinin davalı işveren nezdinde pazarlamacı (telefon ile yurtdışına tatil pazarlamacı) olarak çalıştığını, 23.04.2010 tarihinde çalışmak üzere işe giden davacının işe alınmayarak iş sözleşmesinin feshedildiğinin davacıya sözlü olarak bildirildiğini, davacının Kadıköy …. Noterliğinin 27.04.2010 tarihli ihtarname ile feshin nedenleriyle yazılı olarak bildirilmesini talep ettiğini, davalı tarafından 27.04.2010 tarihli noter ihtarnamesi ile fesih bildiriminde bulunulduğunu, feshe gerekçe yapılan hususların doğru olmadığını, feshin haksız ve geçersiz olduğunu, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının görevini gereği gibi ifa ve işyeri kurallarına riayet etmeyerek personel davranış kaidelerine ve personel performans kriterlerine uymadığını ve bu hususu alışkanlık haline getirmesi nedeniyle şirket yetkilileri tarafından defaatle uyarılmasına ve savunması istenmesine rağmen talimatlara riayet etmemesinden ötürü ve bu konularda ısrarı nedeniyle iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosyaya davacı vekili tarafından sunulan CD’ler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesini gerektirecek bir konuşmanın bulunmadığı, davacının feshe konu yapılan davranışlarının 4857 İş Kanunu’nun 25. maddesinde belirtilen haklı sebeplere uymadığı, ancak geçerli neden teşkil ettiği, 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesine göre hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin o işçinin davranışı ve verimi ile ilgili sebeplerle feshedilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davacının iş sözleşmesinin feshinden önce savunmasının alınmamasının yapılan feshi geçersiz kıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının işyerinde pazarlamacı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Dinlenen tanık beyanlarından davacının müşterilerle küfürlü konuştuğu, cep telefonu ile muhabbet ettiği ve şirketin telefonunu kullanarak yurt dışını aradığı, ayrıca izin almadan sık sık internete girdiği ve bu davranışları sebebiyle birden çok kez sözlü olarak uyarıldığı, buna rağmen davacının bu tür eylemlerini tekrar ettiği anlaşılmaktadır. Davacının bu tür davranışlarının işyeri disiplinini bozar nitelikte ve olumsuzluklara yol açacak davranışlar olduğu açıktır.
Mahkemece bu hususlar ve iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığı gözetilmeksizin, davanın reddine karar vermek gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı Kanun’un 20/3. maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 80,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.