Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/13703 E. 2012/6452 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13703
KARAR NO : 2012/6452
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir

Mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada Cari Hesaplar Yönetmeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin sebepsiz olarak feshedildiğini beyanla davalarının kabulü ile feshin geçersizliğinin tespitine, müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kurum içi davranışlarının iyi niyet kurallarına uymadığını, işverenin güvenini ve yetkiyi kötüye kullandığını bu sebeple iş akdinin haklı sebeple fesih edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fesih bildiriminde gösterilen sebeplerin kısmen davacının davranışları ile ilgili olduğu, bu kısmın somutlaştırılmadığı ve her hangi bir belgeye dayanmadığı, geçerli fesih sebebi yapılabilecek olan bu sebeplerle ilgili olarak alınmış yazılı savunmanın bulunmadığı, mesai saatleri içinde iş amacı dışında yapıldığı bildirilen telefon görüşmelerinin insani ihtiyaçlar ve zaruri ihtiyaçlar nedeniyle başlı başına haklı fesih sebebi oluşturmayacağını, görevlerini aksatmaması ve başkaca olumsuzluk bulunmaması durumunda uyarı ya da ihtar gibi daha hafif bir ceza ile müeyyidelendirilebileceği, fesih bildiriminde dayanılan davacının arkadaşları ile borç-alacak ilişkisine girmesi ve başka bir şubede çalışan arkadaşından kendisi için kredi almasını talep etmesi konusunun da ekonomik sıkıntılarını çözmek için hukuka ya da ahlaka aykırı olmadan çözüm üretmeye çalışılması olduğu ve işverene haklı fesih imkanı veren bir durum olamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının işyerinde cari hesaplar yönetmeni olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz olunan telefon görüşme kayıtlarından davacının arkadaşları ile borç-alacak ilişkisine girdiği, başka bir şubede çalışan arkadaşından kendisi için kredi almasını talep ettiği ayrıca mesai saatleri içinde iş amacı dışında uzun süreli telefon görüşmeleri yaptığı, bu durumun işyeri prensiplerine uygun olmadığı, davacının bu davranışlarının kurum içi disiplini bozar nitelikte ve olumsuzluklara yol açacak davranışlar olduğu açıktır.
Mahkemece bu hususlar ve iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığı gözetilmeksizin, davanın reddine karar vermek gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı Kanun’un 20/3. maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ:
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 35,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kesin olarak 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.