Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/13995 E. 2012/6821 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13995
KARAR NO : 2012/6821
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın işverence feshedildiğini, fesihte somut sebep gösterilmediğini, verimli bir çalışan olan davacıya başarı primi ödendiğini belirterek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının görev tanımına giren işlerin ifasında aksamalar olduğunu, ihmalleri neticesinde işverenin maddi zarara uğratıldığını, müşterilerle sorun yaşandığını, davacının sözlü ikazlara rağmen çalışma disiplinine uymadığını, bu sebeple iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya verilen iki ihtarname dışında görevini yapmadığını gösterir bir başka delil sunulmadığı, son ihtardan sonra aradan uzun zaman geçtikten sonra iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, bayi yöneticisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, 24.04.2008 ve 09.07.2008 tarihli ihtarnamelere rağmen görevini yerine getirmemesi sebebiyle, 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h maddesine dayanılarak feshedilmiştir. Davalı vekili tarafından delil olarak sunulan 24.04.2008 tarihli ihtarname içeriği, davacının işverene bildirdiği faturalara ilişkin işlemler ve harcamalarındaki eksiklikler hususundadır. 09.07.2008 tarihli ihtarnamede ise, davacı, bayi deposunda son kullanma tarihi yaklaşan ürünler için gerekli aksiyonları almak üzere şirket merkezini bilgilendirmemesi ve bu ürünlerin ıskartaya düşmesine yol açması, bayinin piyasada yapmış olduğu harcamaların takipsizliği ve zamanında fatura kestirip merkeze göndermemesi sebepleriyle uyarılmıştır. Davacının belirtilen davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, yargılama sırasında dinlenen davalı tanık anlatımları ile de doğrulanmıştır. İşçinin hizmet süresine göre bu eylemleri gerçekleştirmesi iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 48,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 10.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.