Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/1487 E. 2011/3416 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1487
KARAR NO : 2011/3416
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, işçinin eylemleri nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının eylemlerinin eksik ve kötü ifa niteliğinde kabul edilemeyeceğini, davacının hakkındaki iddialar ile ilgili savunmasının alınmamış olmasından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı işveren tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları İş Yasasının 25.maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasasının 18/1.maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Davacı ile aynı banka şubesinde çalışan ve aynı görevdeki …’ın da benzer eylemlerinden dolayı davalı işverence iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunun 17.maddesi uyarınca feshedilmesi üzerine İzmir 10. İş Mahkemesinde işe iade davası açtığı,yargılama sırasında emekli bankacı bilirkişinin dosyaya ibraz ettiği bilirkişi raporu içeriğine göre “davacı …’ın, doğruluğu belge ile teyit edilemeyen bilgiler ile scoring ( değerlendirme ) yaparak davalı bankanın kredi değerlendirme sistemini
yanıltmak, herhangi bir dayanağı olmayan bilgi değişiklikleri yaparak mükerrer değerlendirme çalışması yapmak, scoring notu güncelliğini yitirdiği halde yeni bir değerlendirme yapmadan kredi ilişkisini sürdürmek ve belirtilen uygulamaları ile şube yetkisindeki kredilerle risk bakiyelerinin artmasına yol açmak” eylemlerinin tespit edildiği,yargılama sonucunda iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği kabul edilerek işe iade talebinin reddine karar verildiği,bu kararın da Yargıtay 22. HD.nin 19.9.2011 gün 2011/244-799 E-K sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının davalıya ait banka şubesinde KOBİ Bankacılığı Müşteri İlişkileri Yöneticisi olarak çalıştığı dönemde prosedüre aykırı olarak ortaklardan birinin sakıncalı olduğunu bildiği halde diğer ortak üzerinden mükerrer scoring(değerlendirme) çalışması yaparak bankanın kredi değerlendirme sistemini yanılttığı benzer eylemler ile normal şartlarda kredi kullandırılmayacak müşterilerle kredi ilişkisinin kurulmasına sebep olduğu,kredilerde sorunluluk oranının yükseltilmesine neden olduğu, usulsüz eylemlerinden dolayı yüksek oranlı banka kaybı riski oluşmasına sebebiyet verdiği müfettiş raporu, dava dışı …’ın İzmir 10. İş Mahkemesinde açtığı işe iade davasındaki bankacı bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Artık işverenden iyi niyet kuralları çerçevesinde iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Dosya içeriğine ve soruşturma kapsamına göre davacının eylemi haklı neden boyutuna ulaşmamakta ise de, fesih için geçerli neden teşkil etmektedir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. Maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 460.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 25.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.