YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15585
KARAR NO : 2012/8505
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacı 03/04/2009 tarihinde istifa ederek ayrıldı ve bu tarihten sonra çalışmadı çalıştığı kabul edilse dahi iddia edilen çalışma süresi dört ay onbir gün olup altı aylık kıdem şartı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece işverenin işletmesel karar dayanarak işçi çıkarmasında çıkan ve kalan işçilerin hangi özellikleri esas alınarak tercihte bulunduğu açıklanmadığından davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davacının altı aylık kıdeminin bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla iş güvencesi hükümleri kapsamına girip girmediği uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümleri kapsamına girmek için en az altı aylık kıdeme sahip olmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre altı aylık süre aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süre birleştirilerek hesaplanır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına göre altı aylık kıdemin hesaplanmasında aynı Kanun’un 66. maddesindeki süreler dikkate alınır. Altı aylık kıdem şartını öngören hüküm nispi emredici olduğundan, daha az kıdem şartını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Altı aylık kıdem işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarih ile fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih arasında geçen süreye göre belirlenir.
Somut olayda davacının 30/07/2002 tarihinde işe girdiği kalite kontrol görevlisi olarak çalıştığı, dosyada bulunan 03/04/2009 tarihli fesih bildiriminde ekonomik kriz nedeniyle tekstil sektöründe işlerin daraldığı siparişlerin azaldığı bu nedenle istihdam fazlalığının oluştuğu gerekçesi ile davacının iş sözleşmesinin sona erdirildiği ve kıdem, ihbar
tazminatının 03/04/2009 tarihli belge ile ödendiği davacınında bu tazminatları nakten aldığına dair beyan ve imzasının bulunduğu ve SGK kayıtlarına göre davacının işyerinde bu tarihten sonra çalışmasının bulunmadığı ancak davacı iddiasında iş sözleşmesi fesholduktan sonra 05/10/2009 tarihinde yeniden işe çağrıldığını ve bu tarihten 16/02/2009 tarihine kadar sigortasız çalıştırıldığını iddia etmiştir. İş sözleşmesinin fesihle sona ermesi ile taraflar arasında 03/04/2009 tarihinde sona eren ve kıdem, ihbar tazminatları davacıya ödenen sözleşme döneminden sonra taraflar arasında yeni bir iş sözleşmesinin kurulduğu döneme ilişkin dava şartı olan altı aylık kıdem süresi dolmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 03/05/2012 tarihinde karar verildi