Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/15611 E. 2012/8367 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15611
KARAR NO : 2012/8367
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili davacının davalı iş yerinde 01/11/2000 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin feshinden önce çalışmakta olduğu Boğazlayan Bölge Müdürlüğünde Devecipınar Kantarına bağlı köylerin çavuşluğunu yaptığı sırada … isimli çiftçinin tarlasının Pancar Ölçüm Raporu vermesi sebebiyle mükerrer ödemeye yol açma ihtimaline binaen davalı şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle iş akdinin 18/08/2010 tarihinde feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren vekili; davacının davalı kurumun Boğazlıyan Pancar Bölge Müdürlüğünde ekim-söküm çavuşu olarak çalıştığını, davacının Devecipınar Köyü’nde ekimi bulunmayan … isimli pancar çiftçisine bölgede ekili arazisi bulunmamasına rağmen sanki ekili arazisi varmış gibi göstermek suretiyle ölçüm yapılarak rapor tuttuğunu, olayın fark edilmesi üzerine hakkında tutanak tutulduğu ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/e maddesi uyarınca iş akdinin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının pancar ekicilerinden … ‘ın aslen Devecipınar’lı olup burada tarlalarının olduğu, ancak kendisinin Boğazlıyan’da ikamet ettiği, tarlalarını ortak olarak başkalarına pancar ektirdiği, daha öncesinde sürekli olarak kendi adına da Devecipınar kantar bölgesinde ekim raporunun düzenlendiği, ortak ekilen yerlerde her ortak adına da ekim raporunun düzenlenebildiği, davacının işten çıkarılmasına sebebiyet olan raporların daha önceki yıllarda da davacı tarafından aynı şekilde yapılmış olduğu, davalı tarafından iddia edilen hususun her zaman tespiti mümkün olan ve davalıyı sonuçta zarara uğratan bir durumun olmadığından davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacının işyerinde Boğazlıyan Pancar Bölge Müdürlüğünde ekim-söküm çavuşu olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 18/08/2010 tarihli fesih bildirimi ile davacının pancar ekicilerinden … Çoşar’ın ekili arazisi bulunmamasına rağmen sanki ekili arazisi varmış gibi göstermek suretiyle ölçüm yapılarak rapor tuttuğu gerekçesi ile 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının işyerinde ekim-söküm çavuşu olarak olarak çalıştığı, Devecipınar’da arazi olmadığı halde, işverenin talimatlarına aykırı biçimde görevli bulunduğu Devecipınar kantar bölgesinde olmayan bir arazi için ekim raporunun düzenlendiği, davacının bu davranışının işverene doğruluk ve bağlılık yükümlülüğüne uymadığı gibi işverenin işçisine olan güveni sarsacak ağırlıkta olduğundan feshin haklı nedene dayalı olduğunun kabulü gerekir. Mevcut olgulara göre iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğinden davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.