Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/15622 E. 2012/8738 K. 04.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15622
KARAR NO : 2012/8738
KARAR TARİHİ : 04.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının birçok defa son kullanma tarihi geçmiş ürünleri raflarda tutmasından ve üst üste dörtten fazla kasa ve envanter açıkları nedeniyle savunmalarının alındığını,ihtarlar verildiğini, iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,davacının yaptığı işin özelliği dikkate alındığında, reyonda son kullanma tarihi geçmiş ürünlere göz yumması ve bu durumun birden fazla tekrarlanması iş sözleşmesinin feshi için haklı neden olarak görülmekte ise de, davacı tanığının anlatımları ve davacının işe başladığı tarihten itibaren uzunca bir süre uyarı almayan davacıya işten çıkarılmaya yakın tarihlerde peş peşe uyarı cezaları verildiği, aynı nedene dayalı tutanaklar düzenlenerek haklı fesih görüntüsü oluşturulmaya çalışıldığı, tutanakların gerçek durumu yansıtmadığı, dolayısı ile derhal feshi gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı, davacının davranışının derhal feshi gerektirir nitelikte olduğunun davalı işverence kanıtlanamadığı, bu nedenle işverence yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. Maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 03.04.2008 -17.04.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde mağaza sorumlusu olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 16.04.2010 tarihli Akyazı Noterliği ihtarname ile “davacının şirkete ait mağazada çalışmakta iken 16.04.2010 tarihinde daha önce defalarca ihtarlar yoluyla yapmakla ödevli olduğunuz görevler hatırlatıldığı halde
yerine getirmediğinin tespit edildiği nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği, davacıya 21.10.2008 tarihinde yapılan denetimde son kullanma tarihi geçmiş ürünleri reyondan kaldırmadığı ve mağaza açılış kapanış saatlerine riayet etmediği nedeniyle ihtar verildiği,11.03.2009 tarihinde, toz şeker kampanyasında 1 müşteriye 2 adet fazla verdiği, bir müşteriye ise 4 ayrı fişle peşpeşe 2 adet keserek merkezi yanıltmaya çalıştığı nedeniyle ihtar verildiği, 13.05.2009 tarihinde kampanyalı ürünleri toplu sattığı nedeniyle savunmasının alındığı, 18.11.2008 ve 04.09.2009 tarihlerinde son kullanma tarihi geçmiş ürünleri reyondan kaldırmadığı nedeniyle ihtarlar verildiği, 20.07.2009 tarihinde fire nedeniyle savunması alınarak ihtar verildiği, 29.07.2009 tarihinde kasada açık olması nedeniyle savunması istenerek ikaz edildiği, 01.10.2009 tarihinre çelik kasanın anahtarının üzerinde unutulduğu belirtilerek ihtar verildiği, 05.01.2010 ve 08.01.2010 tarihlerinde envanter açıkları nedeniyle ihtarlar verildiği, davacının görev tanımında,son kullanma tarihi geçmiş ürünleri raflardan kaldırmak, envanter ve kasa işlerini kontrol etmek işlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının yukarıda anılan usulsüz eylemlerin 2008,2009 ve 2010 yıllarında gerçekleştiği, fesihten önce feshe gerekçe yapılmak üzere ard arda düzenlendiği iddiasının inandırıcı bulunmadığı, davacının görev tanımı içinde sayılan görevlerini gereği gibi yerine getirmediği, davacının olumsuz davranışları bir bütün halinde değerlendirildiğinde İş Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmasada,işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar niteliğinde olduğu ortada olup, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilmesi şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.