YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15736
KARAR NO : 2012/8581
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde restoran şefi ünvanıyla çalıştığını, iş sözleşmesine haksız ve geçersiz fesih bildirimiyle son verildiğini, sebebinin ise hırsızlık olarak gösterildiğini, bu iddianın gerçek dışı olduğunu, bu nedenle diğer tüm yasal ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin saptanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin hırsızlık yapması nedeniyle feshedildiğini, hırsızlık fiilinin gerçekleştiği tarihin 28.04.2008 olduğunu, yapılan inceleme ve kamera kayıtlarına göre davacının hırsızlık yaptığının tutanak altına alındığını, feshin geçerli olduğunu ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının feshe gerekçe gösterilen hırsızlık suçundan ceza mahkemesinde beraat ettiği, ayrıca mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre de davacının hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak kanıtlanamadığı ve feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş ilişkisinde işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, güven ilişkisinin sarsılmasına yol açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebep olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçinin bir suç işlediğinden veya sözleşmeye aykırı davranışta bulunduğundan şüphe ediliyor ve bu yüzden taraflar arasında iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güvenin yıkılması veya ağır biçimde zedelenmesi nedeniyle iş sözleşmesi feshedilmişse, şüphe feshinden söz edilmektedir. Şüphe, fesih anında mevcut belirli objektif vakıa ve emarelere dayanmalıdır. İşverenin sırf sübjektif değerlendirmesi yeterli olmayıp, yapılan incelemede işçinin şüphe edilen eylemi işlediğinin büyük bir ihtimal dahilinde olduğu sonucunun ortaya çıkması gerekir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile restoran şefi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Olay tarihinde aynı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan başka bir işçinin kendisine ait çantayı resepsiyona bıraktığı, mesaisi sona erince almak için gittiğinde bulamadığı çantanın işyerinin restoran bölümünde bulunduğu, yapılan araştırmada çantanın bulunduğu bölüme davacının girdiğinin belirlenmesi üzerine davacı hakkında soruşturma yapılarak kamu davası açıldığı sabittir. Bu durumun davacı hakkında güvensizlik oluşturduğundan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/ II-e maddesi gereğince 05.05.2008 tarihi itibari ile feshedilmiştir.
Restoran şefi olarak görev yapan davacı dosyada mevcut ifadesinde olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmişse de, çantanın alındığı bölüme sadece davacının girdiğinin tespit edilmesi, kamera görüntülerinde davacının elinde siyah poşetle görülmesi karşısında çantanın davacı çalışan tarafından alındığı kanıtlanamasa da onun olduğu sırada kaybolması işverenin güveninin sarsılmasına sebebiyet verdiği açıktır. Hal böyle olunca davacı ile işveren arasındaki güven ilişkisi sarsılmış olup davalı işverenin artık işçiyi çalıştırması mümkün değildir. Bu durum haklı fesih nedeni olmamakla beraber geçerli fesih nedeni olarak değerlendirilerek, davanın açıklanan gerekçeyle reddedilmesi yoluna gidilmelidir.
4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 510,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 03.05.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkeme kararının onanması gerekir. O nedenle sayın çoğunluğun mahkeme kararının bozulması görüşüne katılamıyorum.