YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15798
KARAR NO : 2012/8948
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalı şirkette hasta kabul bölümünde personel olarak işe başlayan davacının veri giriş personeli olarak işine devam ederken davalı şirkete gönderilen tutanakla ilgili olarak ve hiç bir şekilde savunması dikkate alınmadan ve soruşturma yapılmadan haksız bir şekilde sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin kamu kurumlarında hatane otomasyon yazılımı ve veri girişi hizmeti verdiğini, davalı şirketin işveren vekili olup davacının ilgili Başhekimliğin işçisi olduğunun kabulü ve husumetin Sağlık Bakanlığı Giresun Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimliğine yöneltilmesi gerektiği ve davalı bakımından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin işverenlik sıfatına sahip olduğu, davacının iş akdinin feshine ilişkin gerekçenin davalı işveren tarafından ispat edilemediği, herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanamadığı, d davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli bir sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde
olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının “12.03.2010 tarihinde görevli olmadığı halde hastane veznesine müdahalede bulunup fiş keserek hasta sahibinden aldığı parayı da vezneye koymamış fark edildiğinde daha sonradan parayı getirmiştir” içerikli ve “hastanemizde çalışması sakıncalıdır” şerhli Başhekimlikçe düzenlenen 12.03.2010 tarihli tutanakla sözleşmesinin feshedildiği davacı fesih öncesi savunmasında sosyal güvencesi olmayan hastanın hastane borcunu hasta yakınlarının ödeme imkanı olduğu ve davacının hasta yakını olan …’dan olay tarihinden birkaç gün önce nakit olarak 350,00 TL aldığı halde bu kez olay tarihinden bir gün önce …’dan 1000,00 TL aldığı ve bunu olay günü kendisine iade ettiğini, hastane veznesine olay yerinde bulunan sekreterin izniyle müdahale etmek suretiyle ve fiş düzenleyerek kendisine verilen paradan 300,00 TL sını nakden ödediğini ifade etmiştir. Davacı hakkında şikayette bulunan çalışan ile davacı tanıklarının ifadeleri, davacının fesih öncesi savunması ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre davacının davranışları doğruluk ve bağlılığa uymamaktadır. Hal böyle olunca, işverence yapılan fesih haklı nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının işe iadesine karar verilmesi yerinde değildir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayıı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmü bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 07/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.