Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/15822 E. 2012/8784 K. 04.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15822
KARAR NO : 2012/8784
KARAR TARİHİ : 04.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, idari ve satın alma müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin feshinden bir yıl önce ilaç hammadde alımı, şirkete ait ikinci el araç satışları ile ilgili fiili zarar uğrattığı ve görevini kötüye kullandığı iddiasının somut deliller ile ispat edilemediği gerekçesi ile feshin geçersizliği ve işe iade kararı verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, 01.06.1989 tarihinden fesih tarihine kadar idari satın alma müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, iç denetim raporları uyarınca görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği ve şirket zararına sebebiyet verdiğinden Disiplin Kurul kararı ile 4857 sayılı Kanun’u 25. madde uyarınca haklı sebeple feshedilmiştir. Davacının 29 araç satış ihalesi için gazete ilanı yolunu seçmeden üç firmaya teklif gönderdiği, piyasada bilinen firmanın teklif ettiği fiyatın çok cüzi miktarda fazlasını teklif eden ihale komisyonunda yer alan dört üst düzey personele piyasa değerinin altında dört aracın satıldığı, diğer araçların ise teklif veren şirkete yine piyasa değerinin altında verildiği; … şirketinden alınan hammadde ürünün aracı şirketten piyasa fiyatının yüzde otuz üzerinde alınması sebebi ile şirketin zarar ettiği iç denetim raporları ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının tek başına satın alma yetkisi bulunmadığı, komisyon kararlarını uyguladığı, kararları uygularken satışa ilişkin prosedür ilke ve prensipleri uygulamada ihmali bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde davacının feshe konu eylemleri haklı fesih ağırlığında olmamakla birlikte geçerli fesih sebebidir. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.