YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15968
KARAR NO : 2012/9340
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının mevsimlik olarak yılda 5 ay 29 günden fazla çalışmasının mevzuat gereği mümkün olmadığını ve iş sözleşmesinin kanun gereği askıya alındığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece sözleşmenin belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğünü ve geçerli bir neden gösterilmeden işten çıkarıldığından davanın kabulüne, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın normatif dayanağı 04.04.2007 tarihinde kabul edilen ve 21.04.2007 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5620 sayılı Kanun’un 1, 2, 3, geçici 1 ve 3. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21. maddeleridir.
5620 sayılı Kanun’un m.1.de bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan geçici işçilerin sözleşmeli personel pozisyonlarına veya sürekli işçi kadrolarına geçirilme koşul ve yöntemi düzenlenmiştir. Buna göre maddede belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçinin sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi için 2006 yılı içerisinde usûlüne uygun olarak vizesi yapılmış geçici iş pozisyonlarında toplam altı ay veya daha fazla süreyle geçici işçi olarak çalışmış olmak gerekir. Aynı düzenlemede 2005 veya 2006 yıllarında aynı şartlarda çalışıp da askerlik, doğum veya sağlık kurulu raporuyla belgelendirilen sağlık sorunları sebebiyle iş sözleşmeleri askıda kalanların da bu hüküm kapsamında değerlendirileceği öngörülmüştür.
5620 sayılı Kanun’un geçici m.1’e göre “kanunda belirtilen şartları taşımadıkları için sürekli işçi kadrolarına veya sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılamayan ve bu Kanun’un 3. maddesi kapsamına girmeyen geçici işçiler, ilgili idare, kurum ve kuruluşlarda bir mali yılda altı ayda az olmak üzere bu Kanun’un 3. maddesinde belirtilen usule göre vizesi yapılacak geçici iş pozisyonlarında çalıştırılmaya devam olunabilir”. Maddenin 2. fıkrasında sözleşmeli personel statüsüne geçmeyi kabul etmeyenlerin 2006 yılındaki çalışma
sürelerini aşmamak kaydıyla bu Kanun’un 3. maddesinde belirtilen usûle göre vizesi yapılacak geçici iş pozisyonlarında istihdam edilmeye devam olunacağı belirtilmiştir. Yine maddenin 3. fıkrasına göre maddenin birinci ve ikinci fıkrası kapsamına girenlerin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumundan yaşlılık veya emeklilik aylığı bağlanmasına hak kazandıkları tarihte iş sözleşmeleri tüm kanuni hakları ödenerek feshedilir.
Sürekli işçi kadrosuna geçirilme koşullarını taşımayan işçinin iş sözleşmesi bu nedenle feshedilemez. 5620 sayılı Kanun’un geçici m.1 uyarınca her yıl altı ayı geçmemek kaydıyla usulüne uygun olarak vizesi alınacak geçici iş pozisyonunda çalıştırılmak üzere iş sözleşmesi askıya alınabilir.
İşveren tarafından iş sözleşmesinin 5620 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen hükümleri çerçevesinde bir mali yılda altı aydan az çalıştırılmak üzere askıya alınması halinde, askıya almanın tek taraflı olduğundan söz edilerek “fesih” mahiyetinde olduğu kabul edilemez. Zira kanuna dayanılarak yapılan bu tür bir işlemde işçinin muvafakatinin alınmasına gerek yoktur. Esasen işverenin de bu noktada serbest irade ile hareket ettiği söylenemez. Başka bir anlatımla, askıya alma işleminde davalı idarenin inisiyatifi bulunmadığından tek taraflı yapıldığı şeklinde nitelendirilmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin sürekli işçi kadrosuna geçirilme koşullarını taşımasına rağmen iş sözleşmesinin askıya alınması durumunda askıya almanın yasal şartları taşımadığı da dikkate alınarak “tek taraflı” işveren feshi olarak değerlendirilmesi gerekecektir.
4857 sayılı Kanun’un 18, 19, 20 ve 21. maddelerinde öngörülen iş güvencesi hükümleri feshe karşı işçiyi korumayı sağlamak üzere kabul edilmiştir. “Fesih” olarak nitelendirilemeyecek askıya alma hallerinde, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlandırma olanağı bulunmamaktadır.
Dosya içeriğinden davacının 5620 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçici işçi kadrosundan işe girdiği davalı Belediyenin 20.04.2009 tarihli yazısında 5 ay 29 gün çalışması dolduğundan davacının iş sözlşemesinin askıya alındığını ve askıya alma tarihinden sonra işyerine işçi alımı yapılmadığını bildirdiği görülmüştür.
Somut olayda davalı …’nin 10.04.2009 tarihli işten çıkışı bildiren yazısının bir fesih işlemi olarak değil anılan Kanun’dan kaynaklanan 5 ay 29 günlük çalışmanın sona ermesi nedeniyle iş sözleşmesinin askıya alınması kararı olarak değerlendirilmesi gerekir. Çünkü 5260 sayılı Kanun uyarınca geçici işçiler her sene en fazla 5 ay 29 gün süre ile çalıştırılabilirler. Hal böyle olunca davalı işverence yapılan işlemin iş sözleşmesinin feshi niteliğinde olmadığı iş sözleşmesinin askıya alındığı anlamını içerdiğinden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 42,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 10.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.