Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/16482 E. 2012/9431 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16482
KARAR NO : 2012/9431
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait Çimento Fabrikasında çalışmakta iken tek taraflı olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, iş sözleşmesinin somut bir nedene dayanmaksızın feshinin hukuka aykırı olduğunu, davalı işverence yapılan fesih işleminde hiç bir gerekçe sunulmadığını ve başlı başına yapılan fesih işleminin haksız olduğunu, ayrıca fesih işleminin yazılı olarak yapılması gerekirken davalı işverenin fesih bildiriminde de bulunmadığını ve sadece sözlü olarak müvekkiline bildirerek iş sözleşmesine son verdiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin feshinin gerekçeli olup, davacıya açık, kesin ve yazılı olarak bildirildiğini, davacının iş sözleşmesinin fesih gerekçesinin ise şirkette devam eden organizasyon değişikliği ve yeniden yapılanma sonucunda meydana gelen kadro fazlalığı olduğunu ve bu nedenle davacının iş sözleşmesine tüm yasal hakları ödenerek son verildiğini, alınan bu kararın tamamen işletmenin gereklerine dayalı olduğunu, davacının müvekkili şirkette başka bir yerde değerlendirme imkanının bulunmadığını, yapılan feshin nedeninin haklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirkette organizasyon değişikliği yapıldığı, bu organizasyon değişikliği ile davacının işten çıkarıldığı, 24.11.2010 tarihi itibari ile davalı şirkette bir tane maden mühendisinin çalıştığı, bu kişinin de fazla mesaisinin olmadığı, bilirkişilerin raporlarında davacının başka bir işte değerlendirilemeyeceği, kadro fazlalığı ve işten çıkartılmasında davalı şirketin haklı olduğu, buna göre davacının yaptığı işin maden mühendisi tarafından yerine getirildiği, maden mühendisinin fazla çalışmasının olmaması fazla çalışma olmayan bir şirkette kısa çalışmanın önlenmesinin şirketin menfaatine olmadığı, bilirkişilerin raporuna göre işçinin başka bir işte çalıştırılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe başlatmama haklarının verilmesine karar verilmesini istemiş, buna karşılık davalı işyerindeki organizasyon değişikliği neticesinde ortaya çıkan istihdam fazlalığı nedeniyle davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur. Davalı tarafından dosyaya ibraz edilmiş olan organizasyon değişikliğine ilişkin işletmesel karar bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemece alınan bilirkişi raporunda “fabrikada yapılan reorganizasyondan ve yeniden yapılanma sürecinde kadro fazlalığının oluştuğu, personel çıkarıldıktan sonra da fabrikada herhangi bir verim kaybı olmadığı, davalının haklı sebeplerden dolayı davacının yeniden işe alınmasının olanaksız olacağı kanaatinde oldukları” yönünde görüş bildirilmişse de, davacının çalıştığı birimin kapatılmadığı ve halen faal olduğu hususunun dosya kapsamından anlaşılması ve aynı yöndeki bilirkişi raporlarına rağmen ve mahkemenin emsal dosyalarda işe iade taleplerini kabul etmesi karşısında feshin geçerli nedene dayandığının kanıtlanamadığı, geçerli nedene dayanan fesih prosedürünün de yerine getirilmediği anlaşılmakla davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 340,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 10.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.