YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17470
KARAR NO : 2012/9888
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, sözleşmenin sürenin bitiminde kendiliğinden sonra erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin azami süreli iş sözleşmesi olarak değerlendirilmiş ve azami süreli iş sözleşmelerine belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinden hareketle iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebep olmadan feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması sebebiyle İkale tarafların serbest iradelerine dayanmalarıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatin sağlanması gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Davacı projenin başlangıcı ve bitim süresi esas alınarak ve münhasıran bu işte şoför olarak çalıştırılmak üzere 25.06.2007 tarihinden 01.04.2009 tarihine kadar geçerli olmak üzere belirli süreli iş sözleşmesi ile işe alınmış, işin uzaması dolayısıyla sözleşmesi 11.10.2010 tarihine kadar bir kez yenilenmiştir.
Somut olayda davacının iş sözleşmesi tarafların anlaşması (ikale) sona ermiş olup, davacının eğitim düzeyi, işyerindeki konumu, yaptığı iş ve kendisine sağlanmış olan ek menfaatler de dikkate alındığında, iradeyi sakatlayan bir durumun mevcut olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin anlaşmayla sona erdirilmesi yönündeki taraf iradelerine değer verilerek, davanın reddi yerine olaya uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü hatalı olup, hüküm bu sebeple bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 56,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 14.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.