Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/18249 E. 2012/14162 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18249
KARAR NO : 2012/14162
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.12.1988 tarihinde tütün eksperi olarak çalışmaya başladığını, 26.01.2004 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, ancak bu tarihte şirketin bilgisi dahilinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli edildikten sonra aynı işte çalışmaya devam ettiğini, 28.10.2010 tarihinde haksız ve gerekçesiz olarak işine son verildiğini bildirip, davalı işveren tarafından gerçekleştirilen iş akdinin feshinin geçersiz olduğunun tespiti ve davacının işe iadesine ve yasal haklarının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; son dönemde ve özellikle 2010 yılında müvekkili şirketin faaliyetlerindeki daralma, tütün alımlarındaki % 40 oranındaki kesintiler sebebiyle şirketin yeniden yapılanmaya gitme gereği duyduğunu, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan alınan yazıda da şirketin Pazar payının % 40 oranında daraldığının görüldüğünü, bu nedenle de 11 şirket çalışanın 2010 yılının ekim ayında hizmet akitlerinin feshedilmesine karar verildiğini, öncelikle de emekli olup çalışmaya devam edenlerin iş akitlerinin feshedildiğini, tüm bu nedenlerden dolayı davacının açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmeleri feshedilecek personelin seçiminde hizmet kıdemlerini ve performansları dikkate alınmadığı ve fesih son çare ilkesinin uygulanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı
bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; Davalı işverence “Çalışmış olduğunuz Tütün bölümünde önümüzdeki dönem içerisinde yapılacak olan yeniden yapılandırma nedeniyle… ” denilmek suretiyle İş Kanunu madde 17’ye göre davacının tazminatlarıda ödenmek suretiyle usulüne uygun şekilde feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davalı işverenliğin yerinde de yapılan keşif sonucunda düzenlenen hüküm kurmaya elverişli 22.07.2011 tarihli bilirkişi raporundan ve dosya içerisndeki belgelerden de anlaşıldığı üzere; fesih tarihinin tekabül ettiği 2010 yılı için davalı işveren değerlendirildiğinde; işyerinde çalışan işçi sayısında ciddi bir azalma olduğu, genel olarak tütün sektörünün daralma yaşadığı ve buna bağlı olarak siparişlerde düşüş yaşandığı anlaşılmaktadır.İşvrence işçi sayısında azaltmaya gidilmek zorunda kalındığında ise; öncelikle emekli olup çalışmaya devam eden işçilerin iş akitlerinin feshedilmesine karar verildiği ve iş akitleri aynı dönemde feshedilen işçilerin çoğunluğunun davacı gibi tütün eksperi olduğu anlaşılmakla, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli bir nedene dayandığını dikkate alınarak davanın reddi yerine hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 394,20 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.