YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18677
KARAR NO : 2012/13775
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin haklı nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara … açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davalıya ait otel işyerinde oda servis görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin davalı işverence amiri pozisyonundaki bir çalışana karşı otelin ticari itibar ve saygınlığını zedeleyecek şekilde yapmakta görevli olduğu işleri kendisine hatırlatılmasına rağmen yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h maddesi gereğince feshedildiği bildirilmiştir. İşverence olayla ilgili sunulan tutanak içeriğine göre yemek anlaşması yapmak üzere gelen bir müşteri ile üç personelin toplantı yaptığı sırada verilen çay siparişini davacının eksik getirdiği, amiri durumundaki görevlinin bir çay daha getirmesini söylemesi üzerine davacının “ben burada çalıştığım sürece sana çay servisi yapmam” şeklinde cevap verdiğinin belirtildiği, dinlenen tanık anlatımlarında da bu hususun doğrulandığı anlaşılmaktadır. Davacının amiri durumundaki aynı kişinin otel yönetimine verdiği dilekçede de davacının odasına gelerek yüksek sesle “bugün ayın 20’si zam konusunda ne yapacaksınız” diye bağırarak konuşması ve yine davacıya benzer bir davranışı nedeniyle 17.07.2008 tarihinde ihtar verildiği göz önünde bulundurulduğunda davacının belirtilen davranışlarının bir bütün olarak geçerli bir fesih nedeni oluşturduğunun kabulü gerekir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu 70,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.