YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3613
KARAR NO : 2011/7117
KARAR TARİHİ : 09.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işverence ramazan bayramı dolayısıyla çalışanlara dağıtılan bayramlık hediye çikolata paketlerinin davacı tarafından alınmaması nedeniyle davacının işyerindeki birlik, beraberlik ve dayanışmayı bozucu faaliyetlerde bulunduğu iddiası ile feshedildiği ileri sürülmüş ise de hediye olarak bütün çalışanlara verilen çikolata paketlerinin alınmamasının işyerinde birlik beraberlik ve dayanışmayı bozucu faaliyet olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı,davacının iş akdinin bu davranışı nedeniyle feshedilmesine rağmen savunmasının alınmadığı ve feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı nedenleriyle feshin geçersiz olduğu, davacı tarafça feshin sendikal nedenle yapıldığı iddia edilmiş ise de, fesih tarihi itibariyle işyerinde 131 sendika üyesi işçinin çalışmaya devam ettiği ve davacı tarafından feshin sendikal faaliyetler nedeni ile yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davacı … davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı ve sendikal nedenle yapılıp yapılmadığı uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. Maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun “sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, İş Kanununun 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır. Ancak, İş Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Dosya içeriğine göre, davacının 01.04.2005-23.09.2009 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde muhabir olarak çalıştığı, iş akdinin 23.09.2009 tarihli fesih bildirimi ile, davacının çalışanlar arasında birlik, beraberlik ve dayanışmayı bozucu bir takım faaliyetlerde bulunduğu, bu faaliyetlerini özellikle Türkiye Gazeteciler Sendikası ile işveren arasında olan toplu iş sözleşmelerinin tıkanıp uyuşmazlık zaptının tutulmasından sonra artırarak devam ettirdiği,yetkili amirlerin sözlü uyarılarına rağmen bu faaliyetlerine son vermediği, iyiniyet kıstasıyla dahi açıklanmayacak birlik beraberlik ve dayanışmayı bozucu hal hareket ve tavırlarıyla iş yerinde işverenin ve yetkililerin otoritelerini sarsıcı tavırlarının olduğu gerekçesiyle feshedildiği, davacının 11.06.2008 tarihinde Türkiye Gazeteciler Sendikasına üye olduğu, 11.01.2010 işveren yazısına göre işyerinde fesih tarihinde 200 işçi çalıştığı, 98 işçinin sendikalı, 102 işçinin sendikasız olduğu, işten sendikalı 10 işçinin çıkarıldığı, fesih tarihinden sonra kalan tüm sendikalı işçilerin sendikadan istifa ettikleri, işyerinde sendikalı işçi kalmadığı, adı geçen Sendikanın yetki tesbiti talebinin 26.12.2008 tarihli dava ile kesinleştiği, 26.03.2010 tarihli Türkiye Gazeteciler Sendikası yazısında, davalı işyerinde 131 olan üye sayısının toplu istifalar ile hiç kalmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.
Ancak; davacının sendika üyesi olduğu, işyerinde sendikal çoğunluk kararının alındığı ve 131 sendikalı işçinin olduğu, işyerinden 12 sendikalı işçinin çıkarılmasından sonra işçilerin toplu istifaları nedeniyle işyerinde sendikalı işçi kalmadığı, işyerinden sendikasız işçi çıkarılmadığı da dikkate alındığında feshin sendikal nedenle yapıldığının kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-) Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-)Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının 4857 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca bir yıllık ücreti olarak belirlenmesine,
4-)Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-)Alınması gereken 17.15 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 15.60 TL harcın mahsubuyla, kalan 1.55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-)Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.100. TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan (51.20) TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 09.12.2011 tarihinde karar verildi.