YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3895
KARAR NO : 2011/6991
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının işyerinde çalıştığı süre boyunca üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini ancak iş akdinin davalı tarafından hiç bir sebep gösterilmeden İş Kanununun 25/II maddesi uyarınca feshedildiğini belirterek müvekilinin işe iadesine ve diğer tüm haklarının ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkili şirkette çalıştığı süreçte üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, yetkililerce kendisine verilen görevi ısrarla yapmadığını savunma istenmesine rağmen vermediğini bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25/II maddesinde düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller nedeniyle feshedildiği, bu hallerin neler olduğunun fesih bildiriminde açıklanmadığı, davacıdan görevi olmayan işin yapılmasının istendiği, daha öncesinde herkesin kendi hatasını düzeltmesi yönünde talimat verilmesi nedeniyle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 Sayılı Kanun’un 25/II-h bendindeki düzenlemede işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi hali mevcuttur. İşverenin yönetim hakkı kapsamında verdiği talimatlara işçi uymak zorundadır. İşçinin talimatlara uymaması işverene duruma göre iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle fesih hakkı verir.
Somut olayda davalı işveren tarafından sözlü olarak davacıdan karışan yayları ayırmasının istendiği, davacının her iki defasında da verilen talimatı yerine getirmeyeceğini beyan ettiği dinlenen tanık beyanları ile sabittir. Davacı işçinin bu yöndeki davranışı işyerinde olumsuzluklara yol açacak nitelikte, üretim ve iş ilişkisi sürecine olumsuz etki yapacak ağırlıktadır. Dosyada bulunan tanık beyanları ve yazılı delliller değerlendirildiğinde, gerçekleşen eylem haklı fesih nedeni oluşturacak ağırlıkta olmamakla birlikte işyerinin normal işleyişini ve yürüyüşünü bozan iş görme borcunun gerektiği
şekilde yerine getirilmesini engelleyen hallerden olup geçerli fesih nedeni oluşturmaktadır. Dolayısı ile davacının iş sözleşmesinin işverence geçerli nedenle feshedildiği kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul edilmesi hatalı olmuş ve 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ:
1-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Kesin olarak 08/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.