Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/3996 E. 2011/6699 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3996
KARAR NO : 2011/6699
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin 4857 sayılı yasanın 25/ll.(e) bendi uyarınca işverenin güvenin kötüye kullanmak, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarından kaynaklanan nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece işveren tarafından yapılan feshin haksız olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Somut olayda davacı işçinin 18.8.2005-22.7.2009 tarihleri arasında vardiya müdürü olarak çalıştığı, davacının işveren tarafından tutulan 16.7.2009 tarihli tutanakla ,müşteriler tarafından birden fazla ürün alımının yapıldığı halde bu ürünlerin bir kısmının kesilen satış fişinde gösterilmediği, şahsi yakınlığı bulunan kişilere 12.7.2009 tarihinde şirket çalışanı olmamınsa rağmen %30’luk personel indirimi yapıldığı yine 21.6.2009 tarihinde ise sütlü ürün satmasına rağmen bunu sadece günün kahvesi olarak girildiği davacının bu eylemlerinin 25/II. maddesinde öngörülen işverenin güvenin kötüye kullanmak ve doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olarak nitelendirilerek iş sözleşmesini feshedildiği ancak 12.2.2010 tarihli bilirkişi raporu ile davacının MP4 Video file uzantılı görüntülerden 13.7.2009 tarihinde 3 adet ekstra çikolata soslu soğuk içecek hazırlattığının tespitine rağmen kamera açısından dolayı kasa satışlarını net anlaşılamadığı dolayısıyla işverenin birden fazla ürün alımının yapıldığı halde kesilen satış fişinde bunların gösterilmediğine ilişkin eylemin kanıtlanamadığı tespit edilmiş ise de davacının 12.7.2009 tarihinde bordrolu çalışan olmamasına rağmen misafirlerden birine %30 oranında indirim uygulanmasına ilişkin 16.7.2009 tarihli savunmasında bir arkadaşının sözlüsüne AVM çalışanı olmasından dolayı böyle bir indirim yaptığını bunun disiplin suçu olduğunu bilmediğini belirterek eylemi kabul etmiş yine davacının işyeri şahsi dosyasından 18.8.2007 tarihinde ürünleri saymadan teslim aldığı için ürün sayısının tutmamasından dolayı uyarıldığı yine başka işyeri çalışanın kullandığı kasanın kullanılmasından dolayı da 19.12.2008 tarihinde uyarıldığı görülmüştür. Davacının bu eylemlerinin karşılıklı güveni sarsacak eylemler niteliğinde olduğu davacının yan yükümlülüklere itaat borcu olan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği bu eylemlerin 4857 sayılı İş Kanununun 25 II- ( h) bendinde, belirtilen şekli ile haklı fesih oluşturacak boyutta olmasa bile geçerli feshin nedenlerini oluşturacak nitelikte olduğunun kabulü gerekirken yapılan feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE
3.Alınması gereken 18.10 TL harçtan, peşin olarak alınan 15.60 -TL harç çıkarılarak, geriye kalan 2.50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 220.00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 05.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.