Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/4444 E. 2011/8008 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4444
KARAR NO : 2011/8008
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla,
dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesini, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, yeniden yapılanma kapsamındaki değişiklik sonucunda davacının iş pozisyonu kapatıldığı ve bu pozisyonundaki işin Genel Müdür Yardımcısı tarafından yürütülmeye başlandığını, davacının iş sözleşmesinin de belirli süreli olup süresi dolduğu gerekçeleri ile feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu kabul edilerek başka bir araştırmaya gerek kalmaksızın davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı işveren tarafından temyiz edilmiştir
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması gerekir.
Aynı Kanununun 11. maddesinde, “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir. .
Somut olayda davacının işyerinde fabrika müdür asistanı olduğu ve imzalanan sözleşmenin 01.01.2008-01.01.2009 tarihleri arasını kapsayacak şekilde belirli süreli olarak imzalandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin belirli süreli olduğunu iddia eden davalının bunu kanıtlaması gerekir. Oysa davacının görevinin amacı ve niteliğine göre belirli süreli olamayacağa açıktır. Kaldı ki davalı tarafta sözleşmenin belirli süreli olduğuna dair objektif nedenleri ortaya koyamadığı gibi fesih gerekçesinin işyeri gereklerine dayandırmıştır.
Mahkemece sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kabulü ile esas girilerek inceleme yapılması gerekir. Bu durumda da:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olacağından, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Dosya içeriğinden davacının 01.01.2008 tarihinden işyerinde fabrika müdür asistanı olarak çalıştığı ve 08.07.2008 tarihli fesih bildiriminde işyerinden kaynaklanan nedenlerle fabrika müdürü asistanı pozisyonuna ihtiyaç kalmadığından iş akdinin 8.7.2009 tarihi itibariyle feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda dosyaya ibraz edilen organizasyon şemalarında davacının pozisyonunun kaldırıldığı görülmektedir. Ancak yeniden yapılanma sonucunda oluşturulan organizasyon şemasına göre davacının değerlendirilebileceği başka bir pozisyon olup olmadığı konusunda işverence bir değerlendirme yapılmadan, diğer bir anlatımla feshin son çare olma ilkesi dikkate alınmadan yapılan fesih geçersiz olduğundan davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi bozma nedenidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-)Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-)Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-)Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan 60,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına
8-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 22.12.2011 tarihinde karar verildi.