YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4529
KARAR NO : 2011/8207
KARAR TARİHİ : 23.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davalının müvekkilini işten çıkartmak için hiçbir haklı nedeni olmadığı gibi, yazılı bir fesih bildiriminde bulunulmadığını, davalı Bakanlık’ın hastanede ihale ile verdiği hizmet işinin İş Kanunu’nun 26/6. maddesi anlamında yardımcı iş olduğunu, yönetim hakkının ise tamamen davalı …’nın yetkisinde olduğunu, İş Kanunu’nun 2/6 ve 7. maddeleri gereği davalı Bakanlık’ın asıl işveren olduğunu ve müvekkilinin sürekli çalışması gereği asıl işveren olan davalı Bakanlık’ın işçisi olduğunu, ihaleyi alan şirketlerin değişmiş olmasına rağmen halen aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, tüm talimatları da davalı …’na bağlı hastane yönetiminden aldığını, işçilerin işe alınmasında ve işten çıkartılmasında tüm yetkilerin Bakanlık’ta olduğunu, bu yetkinin hastane tarafından kurulan komisyonca kullanıldığını,asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, davalı asıl işveren Bakanlık açısından feshin geçersizliği ile müvekkilinin işe iadesine, işe iade yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren yasal sürede başvuru halinde ödenecek çalıştırılmayan 4 aylık ücret ve diğer tüm hakların ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, müvekkilinin yasal sürede başvuru yapmasına rağmen işe başlatılmaması halinde iş güvencesi tazminatının 8 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu iş akdinin Bakanlık ile yüklenici firma arasında yapılan sözleşmede ve şartnamelerinde belirli süreli olarak yapıldığının belirtildiğini ve sürenin 731 gün olarak belirlendiğini, yine işe iade davası açılabilmesi için işyerinde 30 işçinin bulunması gerektiğini, dava konusu olayda işçilerin tümünün alt işveren olan yüklenici firma işçileri olduğunu, davacının sözleşmenin muvazaalı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, bu nedenlerle davada …’nın taraf sıfatı olamayacağını iddia ederek, davanın öncelikle husumet yönünden reddine, davanın hukuki dayanaktan yoksunluğu nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …’ye usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece; Davacının 28/06/2007 tarihinden itibaren davalı … işçisi olduğunu, Temizlik işi verilen firmaların işverenlik sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davalı … Temizlik Şirketinin husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinde, 4857 SY.nın 19.maddesine uygun olarak yazılı fesih bildiriminde bulunulmadığını, yapılan fesih usule uygun ve geçerli olmadığnı, bu nedenlerle davalı temizlik şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalı … yönünden ise davanın kabulüne ve haksız fesih sebebiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında … Devlet Hastanesi ve ünitelerinde,hasta ve ziyaretçileri yönlendirme, veri hazırlama, bilgi girişi ve tıbbi kayıt işlerinin yapılması, diğer sekreterlik hizmetlerinin yürütülmesi, hasta ve ziyaretçileri yönlendirme hizmetlerinin yerine getirilmesi konusunda hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, davacı işçinin işvereni olan şirketin bu işi üstlendiği, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece dosya içeriğine göre feshin geçersizliğine karar verilmesi yerindedir. Ancak hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğu sonucuna varılması doğru olmamıştır. Davalı … Bakanlığının denetim yetkisi kapsamında bazı yetkileri kullanması asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığını göstermez. Bu konuda davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilerek söz konusu ilişkinin muvazaalı olduğuna karar verilmesi hatalıdır. Davalılar arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğundan davacının alt işverene ait işyerine iadesine karar verilmeli, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden ise davalıların birlikte sorumluluğu yönünde hüküm kurulmalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE VE DAVACININ DAVALI …BİLİŞİM VE İLETİŞİM TEKNOLOJİ DANIŞMANLIK LTD ŞTİ’NE AİT İŞYERİNDEKİ İŞİNE İADESİNE,
3-)Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-)Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-)Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200.00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, kesin olarak 23/12/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.