Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/4699 E. 2011/8568 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4699
KARAR NO : 2011/8568
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini, feshin 4857 sayılı İş Kanununun 18. ve 19.maddelerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, satış geliştirme şefi olan davacının performansını arttırmak düşüncesiyle müşterilerden peşin para ile ürün siparişi aldıklarını beyan ederek anılan müşteriler adına fatura düzenlemek suretiyle konu ürünleri alarak ekipleriyle birlikte satış noktalarını ziyaret ederek ürün satmaya çalıştıkları, kendilerinden habersiz olarak fatura ile kendilerine ürün getirilmiş olan bazı müşterilerin ürünleri aldıkları, bazılarının kabul etmediği, bunun sonucu satılamayan ürünlerin davacı ve ekibi tarafından evlerine götürdükleri, bu şekilde yapay satış olarak gösterilmiş fatura bedellerinin kendilerince karşılandığı, şirketin bu durumdan vergi dairesinin şirket ve müşteri faturalarını karşılaştırdığında faturaların karşılıklı örtüşmemesi sonucu şirket itibarının zedelendiği ve bu durumun risk oluşturduğu bu nedenle 4857 sayılı yasanın 25/II. maddesi gereği haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının yapmış olduğu davranışı nedeniyle davalı işverenliğin herhangi bir zararının olmadığı, haklı ve geçerli fesih iddiasının ispat külfeti kendisine ait olan davalı işverenliğin bu hususu usulünce ispat edemediği, davacının eylemi ile iş akdinin feshi arasında açık bir oransızlık olduğu, feshin haklı ve geçerli olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda,satış geliştirme şefi olarak çalışan davacı kampanya döneminde kampanyalı ürünler ile ilgili şirketin satış prosedürlerine açıkça aykırı davranarak şirketi özellikle vergi bakımından riske sokmuştur. Fesih haklı nedene dayanmaktadır. Böyle bir durumda şirketin bir zararının doğması şart değildir. İşe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 28.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.