YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5584
KARAR NO : 2012/992
KARAR TARİHİ : 02.02.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi gereğince sona erdirildiğini, davalı işverenliğin fesih yazısında “15/02/2010 tarihinde 24:00-08:00 vardiyasında dikkatsizliğiniz sonucu 821 adet melamin kağıda zarar vererek, bir aylık maaşınızdan fazla zarara sebebiyet vermeniz nedeniyle ” şeklinde denildiğini, ancak müvekkilinin meydana gelen zararda hiçbir kusurunun ve dikkatsizliğinin bulunmadığını, davalı işverenlikçe olayın oluş şeklinin değil, sonuçlarının değerlendirilerek fesih işlemi yoluna gidildiğini, fesih işleminin geçersiz olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının Müvekkili şirketi zarara uğrattığını ve bu zararın davacının bir aylık kazancından fazla olduğunu, fesih işleminin 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesi uyarınca haklı olarak yapıldığını ve bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde forklift operatörü olarak çalışırken 15/02/2010 tarihinde 24:00-08:00 vardiyasında profil bölümüne ait çöp atık kovasını forkliftin bıçakları üzerine alıp, melamin bölümünden geçerken kovanın forklift bıçaklarından kayması sonucunda işlenmek üzere istif halinde bulunan 130*2820 mm ebatlı linea meşe paletinin üzerine düşmesi ile 821 adet melamin kağıdının zayi olduğunu, davalı işverenin zararının 3.200,00 TL olup, davalı işverenin % 70 oranında kusurlu, davacının ise % 30 oranında kusurlu olduğunu, davacının kusuruna isabet eden zararın ise 960,00 TL olduğunu ve davacının 30 günlük ücretini aşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25 II-( ı ) bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı forklift operatörü olarak çalışmaktadır. İş sözleşmesi, davacının çalıştığı vardiyada profil bölümüne ait çöp atık kovasını forkliftin bıçakları üzerine alıp, melamin bölümünden geçerken kovanın forklift bıçaklarından kayması sonucunda işlenmek üzere istif halinde bulunan 130*2820 mm ebatlı linea meşe paletinin üzerine düşmesi ile 821 adet melamin kağıdının zayi olması ve davalı işverenin 3.200,00 TL zarar görmesi nedeniyle meydana gelen zararın davacının bir aylık maaşından fazla zarara sebebiyet vermesi nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 25. md. uyarınca feshedilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda işverenin zararının 3.200,00 TL olduğu, davalı işverenin % 70 oranında kusurlu, davacının ise % 30 oranında kusurlu olup, davacının kusuruna isabet eden zararın ise 960,00 TL olduğunu ve davacının 30 günlük ücretini aşmadığı belirtilmiştir. Davacının kusurlu davranışı neticesinde zarar meydana gelmiştir. Mahkemece davacıya yüklenebilecek zarar miktarının davacı işçinin 30 günlük ücretinden fazla olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 25/II-ı bendinde haklı fesih sebebi sayılan zararın işçinin 30 günlük ücretini aşacak miktarda olması aranmaktadır. Olaydan dolayı meydana gelen zarar miktarının 3.200,00 TL olduğu, bu zararın işçinin kusuruna isabet eden kısmının davacının 30 günlük ücretinin altında olmakla birlikte 30 günlük ücret miktarına yakın olması ve davacının daha önce disipline aykırı eylemleri nedeniyle iki kez ihtar aldığı dikkate alındığında feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca, mahkeme kararı bozularak Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 277,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02/02/2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 II-(ı) bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu belirtilmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı ve geçerli fesih imkânı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. 30 günlük ücreti tutarında bir zarar yoksa iş sözleşmesinin feshi haklı neden olarak kabul edilmemelidir. Ancak 30 günlük ücretten az bir zarar meydana gelmekle birlikte, işçinin bu davranışı işyerinde olumsuzluklara neden olmuş ve iş ilişkisinin sürdürülmesi işveren açısından önemli ölçüde beklenmez bir hal almış ise feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi bir farkı bulunmamaktadır.
Dosya içeriğine göre davacı davalı işyerinde iş makinası (forklift) operatörü olarak çalışmaktadır. 15/02/2010 tarihinde 24/08 vardiyasında saat 02.00 sıralarında profil bölümünün naylon atık kovasını boşaltmak için melamin tesisinden geçerken forkliftteki kovanın kayması sonucu melamin kağıtlarında zarar meydana gelmiştir. Keşif sonrası alınan bilirkişi raporu tespitinde “işverenin işyerinde folkliftlerin kullanılması konusunda gerekli incelemeleri ve risk analizini ve taşıma işi ile ilgili olarak iyileştirme çalışmalarını yapmadığı, folklift yolundaki ışıklandırmanın yetersiz ve forkliftin hareketini kötü yönde etkileyen çatlak ve çukurların iyileştirilmesi için asıl işverene bilgi vermediği ve bu eksiklikleri gidermediği, işverenin çalışanlarına folkliftin uygun hızda ve uygun manevralarda kullanılıp kullanılmadığı konusunda eğitim vermediği ve kontrol etmediğinden iş kazasının meydana gelmesine sebep olduğu, birinci derecede % 70 oranında kusurlu olduğu, zarar miktarının 3.200,00 TL olup, davacının kusur oranına düşen payın 960,00 TL olup davacının maaşının işe 967,00 TL olduğunu ” belirtmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının ihmali davranışı sonucu işverenin zarar gördüğü sabittir. Ancak zararın KDV dahil ve kusur oranına göre davacının 30 günlük ücretini aşmadığı, davalı işverenin 4857 sayılı İş Kanunu madde 77. İşçi Sağlığı ve iş Güvenliği Tüzüğü madde 4 ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetmeliği madde 6 hükümlerine uymadığı için geçerli fesih nedinini ortadan kaldırır. O nedenle mahkeme kararının onanması gerektiği kanaatinde olup sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum.