YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6706
KARAR NO : 2012/12620
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedene dayanmaksızın feshedildiğini, davacının 02.06.2010 tarihinde tanımadığı bir şahıs tarafından darp edildiğini, sonucunda iki günlük istirahat raporu verildiğini, raporu süresinde yine de işini ihmal etmeyip yerine getirdiğini, işyerine fiilen uğramamış olmasının işin niteliklerine göre gereğini yerine getirmediği anlamına gelmeyeceğini, zaten raporlu olduğunu, 10.06.2010 tarihinde bu durum bahane edilerek sözlü olarak sözleşmesinin feshedildiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, feshin haklı nedene dayandığını, davacının işe mazeretsiz olarak gelmeyip günlük ziyaret etmesi gereken satış noktalarını ziyaret etmediği halde ziyaret ettiği gibi gösterdiğini, savunmasında 31/05/2010 tarihinde dayak yediğini bu nedenle işe gelmediğini belirtmiş olsa da dava dilekçesinde 02/06/2010 tarihinde gece vakti darp edildiğini beyan ettiğini, davacının söylemleri ile eylemlerini birbiri ile tamamen çeliştiğini, gerçeğe uygun olamayan söz ve fiillerle müvekkili şirketi yanılttığını, kendi düzensiz yaşayış tarzı nedeni ile meydana gelen olay nedeni ile darp edildiğini ve sonucunda işe devam etmediğini, iki ve üçünde tam gün işe gelmediğini, dördünde akşam kısa bir süre işyerine uğradığını, beşinde sabah gelmediğini, bu sürelerde işi gereği kendisine sağlanan aracın evinin önünde olduğunun saptandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işverenin fesih gerekçesinde soyut olarak işverenin güvenini kötüye kullanma ve doğruluğa ve bağlılığa uymayan işlemlerden bahsedildiği, davalının dinlettiği tanıkların üst düzeyde çalışan ve aynı zamanda o tarihte davacının müdürü pozisyonunda olan şahıslar olduğu, beyanlarının soyut nitelikte bulunduğu, davacının işe gelmediği iki ve 03/06/2010 tarihlerine ilişkin raporunun mevcut olduğu, ayrıca mahkememize sunulan karakol tutanaklarında da şahsın 02/06/2010 günü darp edildiğinin açık olduğu, bu itibarla işverenin feshe gerekçe gösterdiği doğruluğa uymayan davranışlar ve işverenin güvenini kötüye kullanma fiillerini somut olarak ispat edemediği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Dosya içeriğine göre, ticari pazarlama ve satış şefi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesine dayanılarak feshedilmiştir. Yargılama sırasında davalı vekili tarafından sunulan tutanaklar ve davacı vekilinin ibraz ettiği istirahat raporuna göre, davacının işyeri ve mesai saatleri dışında darp edilmesi nedeniyle iki ve 03.06.2010 günlerinde işyerine gitmediği sabittir. Emniyet kayıtlarına da intikal eden bu durum dışında, işçinin 4 ve 05.06.2010 günleri sabahları işe gelmediğine, yapılan kontrollerde bu tarihlerde evinde ve aracının da evinin önünde park halinde bulunduğunu tespit edildiğine ilişkin tutanak da tutulmuştur. Davacı savunmasında kişisel sebeplerle tanımadığı bir kişi tarafından darp edilmesi nedeniyle gözünde morluk oluştuğundan işe gidemediğini ifade etmiştir. Duruşmada dinlenen davalı tanıkları, davacının özel hayatının düzensiz olduğunu, alkol aldığını, iş yaşamındaki aksamaların da özel hayatındaki bu düzensizliklerden kaynaklandığını, aldığı istirahati zamanında işverene bildirmediği gibi, dağıtım ve denetleme işinde olduğunu ifade ettiğini, oysa aynı günlerde evinde ve aracının da evinin önünde bulunduğunu tespit etiklerini söylemiştir. İşçinin belirtilen eylemleri haklı feshi gerektirir ağırlıkta olmasa da, kıdemine, eğitim durumuna ve işyerinde yapılan işin niteliğine göre bu davranışlarda bulunması iş akışını bozucu niteliktedir. Davacının düzensiz yaşamı ve bunun yarattığı istenmeyen durumlar işyerinde olumsuzluklara neden olmuştur. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hatalı gerekçeyle kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 65,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 07.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.